medar
artwood
Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
fin yapı
GÜNDEM Haber Girişi: 03.07.2021 - 11:51, Güncelleme: 03.07.2021 - 11:51

TERK EDİLEN 150 YILLIK AHŞAP EV ÇİÇEKLENDİREREK HAYATA DÖNDÜRÜLDÜ

 

TERK EDİLEN 150 YILLIK AHŞAP EV ÇİÇEKLENDİREREK HAYATA DÖNDÜRÜLDÜ

Tarihi Saraylı Köyü’nde 21 yıl önce terk edilen ve harabeye dönen 150 yıllık ahşap ev, pencerelerindeki renkli ve bakımlı çiçekleriyle dikkat çekiyor. Köydeki tek işlemeli ahşap oyma tavana sahip iki katlı ev, fotoğraf tutkunlarının da uğrak noktası oluyor.
İHA) -  Saraylı Köyü, geleneksel 19. yüzyıl evleriyle özgün yapısını koruyor. 61 tescilli ev bulunan köy, tarihe tanıklık eden konakları ve yaşayan Osmanlı evleriyle yerli turistlerin ilgisini çekiyor. Köyün meydanında bulunan terk edilmiş, yıllar içinde bakımsızlık sebebiyle harabeye dönmüş 150 yıllık ahşap ev ise pencerelerindeki renkli çiçekleriyle dikkat çekiyor. İki katlı ahşap evin pencerelerine asılan renk renk sardunyalar hoş bir görüntü oluştururken, evin ahşap oyma tavanı da görenler tarafından büyük ilgi topluyor. 1999 depreminden sonra terk edilen ev ile köyde yaşayan Merih Günay ilgileniyor. Ahşap evin pencerelerini rengarenk sardunyalar ile renklendiren Günay, aynı zamanda evde ufak çaplı tamirat işleri de yapıyor. "Depremden önce yaşam vardı" Saraylı Köyü’nün Osmanlı evlerini yaşatan bir köy olduğunu ifade eden muhtar Abdulkadir Aktaş, "61 tescilli evimiz var, Sit alanı zaten burası. Köyün meydanında bulunan bu evde çok eski değil ama depremden önce burada yaşam vardı. Deprem olunca buradaki aile taşındı, haliyle bu evde yaşayan kalmadı. Bu ev koruma altında, dokunulmuyor, aslına uygun da onarılmıyor. Bekliyoruz ki devlet yapsın, mal sahibi de yapmıyor. Burası 150 yılık bir ev. 30 yıl önce yaşam vardı. Harabe olunca insanlar taşındı" dedi. Bu tavandan başka yok Evin tavanının, Osmanlı döneminden kalma olduğunu ifade eden Aktaş, "Kim tarafından yapıldığı bilinmiyor. Tavanda hep Osmanlı figürleri kullanılmış. Biz bildik bileli bu tavan hep vardı. Bu köyde başka böyle tavan yok. Merih diye bir arkadaşımız var. Kendisi yurt dışından gelmişti. Bu evle o ilgileniyor, mülk sahipleri ilgilenmiyor. Merih bu işleri seviyor. Çiçekleri kışın içeri, yazın dışarıya alıyor. Yeni gelinler bu evi arka fon olarak kullanıp fotoğraf çektiriyorlar. Evin ahşap olması çok ilgi çekiyor. Pandemiden önce turlar gelirdi köyümüze, onların da ilgisi olurdu" diye konuştu. "Ev sürekli gözümüzün önünde ama çok bakımsız" Ev ile ilgilenen Merih Günay da, "Bu ev benim değil, köylümün evi. Evi biraz bakımsız gördüm, bazı çalışmalar yaptım. Bu ev sürekli gözümüzün önünde ama çok bakımsız. ‘Bir şey yapabilirim?’ diye düşünürken hiç çiçek görmedim. Başka camlarda da yoktu. Biraz güzelleştireyim dedim. Birkaç sardunya kasasını entegre ettim" şeklinde konuştu.
Tarihi Saraylı Köyü’nde 21 yıl önce terk edilen ve harabeye dönen 150 yıllık ahşap ev, pencerelerindeki renkli ve bakımlı çiçekleriyle dikkat çekiyor. Köydeki tek işlemeli ahşap oyma tavana sahip iki katlı ev, fotoğraf tutkunlarının da uğrak noktası oluyor.

İHA) -  Saraylı Köyü, geleneksel 19. yüzyıl evleriyle özgün yapısını koruyor. 61 tescilli ev bulunan köy, tarihe tanıklık eden konakları ve yaşayan Osmanlı evleriyle yerli turistlerin ilgisini çekiyor. Köyün meydanında bulunan terk edilmiş, yıllar içinde bakımsızlık sebebiyle harabeye dönmüş 150 yıllık ahşap ev ise pencerelerindeki renkli çiçekleriyle dikkat çekiyor. İki katlı ahşap evin pencerelerine asılan renk renk sardunyalar hoş bir görüntü oluştururken, evin ahşap oyma tavanı da görenler tarafından büyük ilgi topluyor. 1999 depreminden sonra terk edilen ev ile köyde yaşayan Merih Günay ilgileniyor. Ahşap evin pencerelerini rengarenk sardunyalar ile renklendiren Günay, aynı zamanda evde ufak çaplı tamirat işleri de yapıyor.

"Depremden önce yaşam vardı"
Saraylı Köyü’nün Osmanlı evlerini yaşatan bir köy olduğunu ifade eden muhtar Abdulkadir Aktaş, "61 tescilli evimiz var, Sit alanı zaten burası. Köyün meydanında bulunan bu evde çok eski değil ama depremden önce burada yaşam vardı. Deprem olunca buradaki aile taşındı, haliyle bu evde yaşayan kalmadı. Bu ev koruma altında, dokunulmuyor, aslına uygun da onarılmıyor. Bekliyoruz ki devlet yapsın, mal sahibi de yapmıyor. Burası 150 yılık bir ev. 30 yıl önce yaşam vardı. Harabe olunca insanlar taşındı" dedi.

Bu tavandan başka yok
Evin tavanının, Osmanlı döneminden kalma olduğunu ifade eden Aktaş, "Kim tarafından yapıldığı bilinmiyor. Tavanda hep Osmanlı figürleri kullanılmış. Biz bildik bileli bu tavan hep vardı. Bu köyde başka böyle tavan yok. Merih diye bir arkadaşımız var. Kendisi yurt dışından gelmişti. Bu evle o ilgileniyor, mülk sahipleri ilgilenmiyor. Merih bu işleri seviyor. Çiçekleri kışın içeri, yazın dışarıya alıyor. Yeni gelinler bu evi arka fon olarak kullanıp fotoğraf çektiriyorlar. Evin ahşap olması çok ilgi çekiyor. Pandemiden önce turlar gelirdi köyümüze, onların da ilgisi olurdu" diye konuştu.

"Ev sürekli gözümüzün önünde ama çok bakımsız"
Ev ile ilgilenen Merih Günay da, "Bu ev benim değil, köylümün evi. Evi biraz bakımsız gördüm, bazı çalışmalar yaptım. Bu ev sürekli gözümüzün önünde ama çok bakımsız. ‘Bir şey yapabilirim?’ diye düşünürken hiç çiçek görmedim. Başka camlarda da yoktu. Biraz güzelleştireyim dedim. Birkaç sardunya kasasını entegre ettim" şeklinde konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yenigolcuk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.