LASTİK İŞ

‘SON BİR AY İÇERİSİNDE YOĞUN BİR AŞILAMA PROGRAMINA GİRDİK’

Sağlık 02.07.2021 - 00:08, Güncelleme: 02.07.2021 - 00:08
 

‘SON BİR AY İÇERİSİNDE YOĞUN BİR AŞILAMA PROGRAMINA GİRDİK’

Gölcük İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Çolular, aşıya olan talepler, aşının etkisi ve koruyuculuk süresi, hedef nüfus hakkında açıklamalarda bulundu. Çolular, “Aşılama oranı belli seviyeye gelmeli” dedi

Gölcük İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Çolular, aşının gelişim ve yapım süreci, aşıya olan talepler, aşının etkisi ve koruyuculuk süresi, hedef nüfus ve üçüncü doz aşıların yapılması ile ilgili olarak bazı bilgiler aktardı. Çolular, açıklamasında “Özellikle Haziran ayının başından bu yana yoğun bir aşılama programına başladık. Bu programla birlikte hem Biontech hem de Sinovac aşılarını, vatandaşlarımıza taleplerine göre, randevuları sonrasında uygulamaya başladık. Haziran ayının üç haftasında çok yoğun bir programın içerisine girdik. Vatandaşların talepleri oldukça fazlaydı. Bu ilgi ve talebi karşılamak için hastane ve sağlık tesislerinin randevu cetvelleri arttırılarak bu yoğun talebe cevap vermek için var gücüyle uğraştık ve bu talepleri karşıladık. Ancak Haziran ayının son haftasında bütün yaş gruplarına aşı hakkı tanınmasına rağmen aşı taleplerinde azalma trendinin olduğunu görüyoruz. Bu umuyoruz ki artacaktır. Artması için elimizden geleni yapacağız” dedi.  ‘TÜM DÜNYADA SEFERBERLİK İLAN EDİLDİ’ Sözlerine devam eden Çolular, “Bireyi korumak özellikle Covid ile ilgili durumlarda çok önemli ama esas salgınla mücadele için toplumsal bağışıklığın oluşması ve aşılama oranının belli seviyeye gelmesi lazım. Bu konuda da bazı kişilerin kafalarında aşılama ile ilgili soru işaretleri olabiliyor. Kimi aşının erken yapıldığını, dünyada hiçbir örneği yok gibi argümanlar iletebiliyor. Geçmişe baktığımız zaman bununla alakalı çalışmalar çok erken başladı. 31 Aralık’ta tüm dünya hastalığı öğrendikten sonra, 10 Ocak tarihinde Sars Cov-2 virüsünün tüm genetik materyali tanımlandı. Dünyadaki tüm virologlar, sağlık tesisleri, tanımlanan genomla birlikte virüsle alakalı argümanları öğrenmek ve yorumlamak konusunda çok önemli veriler elde ettiler. 20 Ocak’ta aşılama çalışmaları başladı. Daha sonrasında tüm dünyada seferberlik ilan edildi. Birçok farklı kurumda farklı teknolojilerle inaktif, mRNA, vektör bazlı aşı yöntemleri ile aşılama çalışmaları başladı. Bu bakımdan bakıp günümüz teknolojisi ile kıyasladığımız zaman aşıların erken elde edilmesi, çok da akla aykırı değil. Topyekün bir mücadele var. Aşıların erken oluşturulması, bu şekilde yapılmış oldu” dedi.  ‘AŞI OLMADA BİR MAHSUR YOK’ Müdür Çolular, açıklamalarını sürdürerek “İkinci olarak aşılarla alakalı kafalarda soru işaretleri oldu. Yan etki, komplikasyonlar, ilaç kullanımı ile aşı durumu konuşuldu. İki aşıda da çok ciddi bir yan etki görmedik. Çok alanda uygulama yaptık ve ciddi bir komplikasyonla karşılaşmadık. Belli başlı yan etkiler gözükebiliyor. Kolda ağrı, kızarıklık gibi sıkıntılar görebiliyoruz. Hafif ateş, vücut ağrısı gibi etkiler gözlemlenebiliyor. Ama bunlar, birçok aşıda görülebilen durumlardır. Bunlarla alakalı yan etkiler, maksimum 48 saat içinde geçiyor. Kar – zarar marjına baktığımız zaman bunlar tolere edilebilir yan etkiler. Bazı kişilerin vücudu alerjik yapıda olduğu için bu kişilerin aşılarını tam teşekküllü bir yerde yaptırmalarını tavsiye ediyoruz. Bunu da tedbir amaçlı olsun diye söylüyoruz. Aşıdan sonra en az yarım saat sağlık tesisinde bulunmasını öneriyoruz. Herhangi bir ilaç kullanımında bir kısıtlama yok. Aşı olmada bir mahsur yok. Tabii bu konuda, kendi hekimi ile konuşursa hekimi daha iyi bir bilgi verebilir” dedi.  ‘HALKIMIZA AŞI OLMALARINI TAVSİYE EDİYORUZ’ Aşının koruyuculuk süresine değinen Çolular, “Bunun dışında, toplumda fertilite ve doğurganlıkla alakalı birçok soru işareti gibi şeyler çıkıyor. Çıkan sonuçlarda aşıların fertiliteyi, doğurganlığı hiçbir şekilde etkilemediği gösterildi. Bu tarzda soru işaretleri varsa kendileri de araştırabilir, doktorlarına da danışabilirler. İki aşıyı da halkımız vurulabilir. İki aşının da olunabileceğini söylüyoruz. Aşılar arasında tercihe sebep olabilecek faktörler var. Sinovac aşısında yapılan çalışmalar, o aşıda etkili bir antikor seviyesi çıktığını söylüyor ama Biontech kadar değil. Biontech’te daha fazla antikor cevabı olduğunu görüyoruz. Sinovac’ta koruyuculuk süresi ortalama 6 – 8 ay olduğunu, Biontech’te 11 – 12 aya yakın bir koruyuculuk olduğunu söyleyebiliyoruz. Sadece Biontech, bazen uygulandığı zaman Sinovac’a göre çok hafif de olsa biraz daha fazla yan etki gösterebiliyor. O da kolda ağrı, hafif ateş gibi. Burada tercih bireye ait. İki aşıda da pıhtılaşmayı arttırdığı, tromboemboli yaptığına yönelik herhangi bir veri yok. Dolayısıyla her iki aşı da yapılabilir. Biz her şekilde, her iki aşıda da randevuyu açıyoruz. Halkımıza aşı olmalarını tavsiye ediyoruz” dedi.   ‘SON BİR AY İÇERİSİNDE YOĞUN BİR AŞILAMA PROGRAMINA GİRDİK’ Hedef kitleye değinen İlçe Sağlık MüdürüÇolular, “Şu an Gölcük’te 129 bin 320 gibi bir hedef nüfusumuz var. 18 yaş üstü tüm bireylere aşı hakkı tanındı. Burada bir doz aşılanan kişi sayısı 77 bin 925. Bu da hedef nüfusumuzun yüzde 60,26’sına tekabül ediyor. Aşısı tamamlanan kişi sayısı da 36 bin 73. Ancak bu sayı çok ciddi oranda artacaktır. Son bir ay içerisinde yoğun bir aşılama programına girdik. Önümüzdeki ayda aşısı tamamlanan kişi sayısında iyi bir ivmelenme bekliyoruz. Yaş gruplarına baktığımız zaman en yüksek aşılamanın olduğu yaş grubu 65 – 75 yaş arası, yüzde 90’a yakın oranla başı çekiyor. Şu anda en düşük gözüken 18 – 24 yaş arası vatandaşlarımız oldu. Burada da bir artış olacaktır. Aşılama bu yaş grubunda yeni başladı sayılır. Önümüzdeki günlerde bu yaş grubunda bir artış bekliyoruz. Geçtiğimiz gün Sağlık Bakanımızın Bilim Kurulu toplantısı sonrasında açıklamaları oldu. Birincisi, Covid-19 hastalığını geçirenlere altı ay boyunca aşı hakkı tanınmıyordu. Bu üç aya çekildi. Artık üç ay sonrasında aşılar yaptırılabiliyor” dedi.  ‘AŞILARDAKİ ANTİKOR CEVABI DEĞİŞKENLİK GÖSTERİYOR’ Sözlerine son veren Çolular, “İkinci husus, 50 yaş üzerindeki ve sağlık çalışanı vatandaşlarımız, üçüncü doz aşılarını yaptırabiliyor. Aşı seçme konusunda da bir sınırlandırma yapılmadı. Kişi iki doz Sinovac olduktan sonra bir doz Biontech olacak veya tam tersi bir durum gibi bir şey olmayacak. Tamamen isteğe bağlı. Üç dozu Biontech de olabilir, Sinovac da olabilir veya Biontech sonrası Sinovac, Sinovac sonrası Biontech de olabilir. Zaten bu yaş grubu öncesindeki kişiler Sinovac olmuştu. Bu kişiler istedikleri aşıları kullanabilirler. Biontech aşılarında, iki doz aşının arasındaki 6 haftalık süre 4 haftaya düşürüldü. Virüs çok değişken bir canlı. Mutasyona uğrayarak sürekli kendini yeniliyor ve değişebiliyor. Yaşamını idame ettirebilmek için yapısında değişikliğe gidebiliyor. Dolayısıyla varyantlar çıkıyor. Salgın süresinde, Hindistan varyantı dediğimiz Delta varyantında dünyada bir artış gözüküyor. Bu artışı kırabilmek için aşılama faaliyetlerini hızlandırmak, ikinci doz aşılarını da mümkün olan en kısa zamanda yapmak gerekli olduğu ile alakalı çalışmalar var. Biontech’de özellikle birinci dozun 10 – 14 gün sonrasında antikor cevabı alabiliyoruz. Ama özellikle delta varyantında koruyucu olması için ikinci doz aşının yapılmasını özellikle Bilim Kurulu üyeleri ve bilimsel makaleler gösteriyor. Ben bu yüzden sürenin geri çekildiğini düşünüyorum. Aşılardaki antikor cevabı değişkenlik gösteriyor. Sinovac’ta birinci dozdan sonra çok antikor gelişmediği, özellikle ikinci doz yapıldıktan 14 gün sonra esas antikor cevabını aldığımızı görüyoruz. Bunu tabii ki klinisyenler daha iyi bilir. Biontech’te ise bu durum daha erken oluyor. Biontech’te antikor cevabı ilk doz yapıldıktan 10 – 14 gün sonra başlıyor. Tabii onda da ikinci dozdan sonra daha yüksek antikor cevabı geliyor” dedi. 
Gölcük İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Çolular, aşıya olan talepler, aşının etkisi ve koruyuculuk süresi, hedef nüfus hakkında açıklamalarda bulundu. Çolular, “Aşılama oranı belli seviyeye gelmeli” dedi

Gölcük İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Çolular, aşının gelişim ve yapım süreci, aşıya olan talepler, aşının etkisi ve koruyuculuk süresi, hedef nüfus ve üçüncü doz aşıların yapılması ile ilgili olarak bazı bilgiler aktardı. Çolular, açıklamasında “Özellikle Haziran ayının başından bu yana yoğun bir aşılama programına başladık. Bu programla birlikte hem Biontech hem de Sinovac aşılarını, vatandaşlarımıza taleplerine göre, randevuları sonrasında uygulamaya başladık. Haziran ayının üç haftasında çok yoğun bir programın içerisine girdik. Vatandaşların talepleri oldukça fazlaydı. Bu ilgi ve talebi karşılamak için hastane ve sağlık tesislerinin randevu cetvelleri arttırılarak bu yoğun talebe cevap vermek için var gücüyle uğraştık ve bu talepleri karşıladık. Ancak Haziran ayının son haftasında bütün yaş gruplarına aşı hakkı tanınmasına rağmen aşı taleplerinde azalma trendinin olduğunu görüyoruz. Bu umuyoruz ki artacaktır. Artması için elimizden geleni yapacağız” dedi.

 ‘TÜM DÜNYADA SEFERBERLİK İLAN EDİLDİ’

Sözlerine devam eden Çolular, “Bireyi korumak özellikle Covid ile ilgili durumlarda çok önemli ama esas salgınla mücadele için toplumsal bağışıklığın oluşması ve aşılama oranının belli seviyeye gelmesi lazım. Bu konuda da bazı kişilerin kafalarında aşılama ile ilgili soru işaretleri olabiliyor. Kimi aşının erken yapıldığını, dünyada hiçbir örneği yok gibi argümanlar iletebiliyor. Geçmişe baktığımız zaman bununla alakalı çalışmalar çok erken başladı. 31 Aralık’ta tüm dünya hastalığı öğrendikten sonra, 10 Ocak tarihinde Sars Cov-2 virüsünün tüm genetik materyali tanımlandı. Dünyadaki tüm virologlar, sağlık tesisleri, tanımlanan genomla birlikte virüsle alakalı argümanları öğrenmek ve yorumlamak konusunda çok önemli veriler elde ettiler. 20 Ocak’ta aşılama çalışmaları başladı. Daha sonrasında tüm dünyada seferberlik ilan edildi. Birçok farklı kurumda farklı teknolojilerle inaktif, mRNA, vektör bazlı aşı yöntemleri ile aşılama çalışmaları başladı. Bu bakımdan bakıp günümüz teknolojisi ile kıyasladığımız zaman aşıların erken elde edilmesi, çok da akla aykırı değil. Topyekün bir mücadele var. Aşıların erken oluşturulması, bu şekilde yapılmış oldu” dedi.

 ‘AŞI OLMADA BİR MAHSUR YOK’

Müdür Çolular, açıklamalarını sürdürerek “İkinci olarak aşılarla alakalı kafalarda soru işaretleri oldu. Yan etki, komplikasyonlar, ilaç kullanımı ile aşı durumu konuşuldu. İki aşıda da çok ciddi bir yan etki görmedik. Çok alanda uygulama yaptık ve ciddi bir komplikasyonla karşılaşmadık. Belli başlı yan etkiler gözükebiliyor. Kolda ağrı, kızarıklık gibi sıkıntılar görebiliyoruz. Hafif ateş, vücut ağrısı gibi etkiler gözlemlenebiliyor. Ama bunlar, birçok aşıda görülebilen durumlardır. Bunlarla alakalı yan etkiler, maksimum 48 saat içinde geçiyor. Kar – zarar marjına baktığımız zaman bunlar tolere edilebilir yan etkiler. Bazı kişilerin vücudu alerjik yapıda olduğu için bu kişilerin aşılarını tam teşekküllü bir yerde yaptırmalarını tavsiye ediyoruz. Bunu da tedbir amaçlı olsun diye söylüyoruz. Aşıdan sonra en az yarım saat sağlık tesisinde bulunmasını öneriyoruz. Herhangi bir ilaç kullanımında bir kısıtlama yok. Aşı olmada bir mahsur yok. Tabii bu konuda, kendi hekimi ile konuşursa hekimi daha iyi bir bilgi verebilir” dedi.

 ‘HALKIMIZA AŞI OLMALARINI TAVSİYE EDİYORUZ’

Aşının koruyuculuk süresine değinen Çolular, “Bunun dışında, toplumda fertilite ve doğurganlıkla alakalı birçok soru işareti gibi şeyler çıkıyor. Çıkan sonuçlarda aşıların fertiliteyi, doğurganlığı hiçbir şekilde etkilemediği gösterildi. Bu tarzda soru işaretleri varsa kendileri de araştırabilir, doktorlarına da danışabilirler. İki aşıyı da halkımız vurulabilir. İki aşının da olunabileceğini söylüyoruz. Aşılar arasında tercihe sebep olabilecek faktörler var. Sinovac aşısında yapılan çalışmalar, o aşıda etkili bir antikor seviyesi çıktığını söylüyor ama Biontech kadar değil. Biontech’te daha fazla antikor cevabı olduğunu görüyoruz. Sinovac’ta koruyuculuk süresi ortalama 6 – 8 ay olduğunu, Biontech’te 11 – 12 aya yakın bir koruyuculuk olduğunu söyleyebiliyoruz. Sadece Biontech, bazen uygulandığı zaman Sinovac’a göre çok hafif de olsa biraz daha fazla yan etki gösterebiliyor. O da kolda ağrı, hafif ateş gibi. Burada tercih bireye ait. İki aşıda da pıhtılaşmayı arttırdığı, tromboemboli yaptığına yönelik herhangi bir veri yok. Dolayısıyla her iki aşı da yapılabilir. Biz her şekilde, her iki aşıda da randevuyu açıyoruz. Halkımıza aşı olmalarını tavsiye ediyoruz” dedi.

 

‘SON BİR AY İÇERİSİNDE YOĞUN BİR AŞILAMA PROGRAMINA GİRDİK’

Hedef kitleye değinen İlçe Sağlık MüdürüÇolular, “Şu an Gölcük’te 129 bin 320 gibi bir hedef nüfusumuz var. 18 yaş üstü tüm bireylere aşı hakkı tanındı. Burada bir doz aşılanan kişi sayısı 77 bin 925. Bu da hedef nüfusumuzun yüzde 60,26’sına tekabül ediyor. Aşısı tamamlanan kişi sayısı da 36 bin 73. Ancak bu sayı çok ciddi oranda artacaktır. Son bir ay içerisinde yoğun bir aşılama programına girdik. Önümüzdeki ayda aşısı tamamlanan kişi sayısında iyi bir ivmelenme bekliyoruz. Yaş gruplarına baktığımız zaman en yüksek aşılamanın olduğu yaş grubu 65 – 75 yaş arası, yüzde 90’a yakın oranla başı çekiyor. Şu anda en düşük gözüken 18 – 24 yaş arası vatandaşlarımız oldu. Burada da bir artış olacaktır. Aşılama bu yaş grubunda yeni başladı sayılır. Önümüzdeki günlerde bu yaş grubunda bir artış bekliyoruz. Geçtiğimiz gün Sağlık Bakanımızın Bilim Kurulu toplantısı sonrasında açıklamaları oldu. Birincisi, Covid-19 hastalığını geçirenlere altı ay boyunca aşı hakkı tanınmıyordu. Bu üç aya çekildi. Artık üç ay sonrasında aşılar yaptırılabiliyor” dedi.

 ‘AŞILARDAKİ ANTİKOR CEVABI DEĞİŞKENLİK GÖSTERİYOR’

Sözlerine son veren Çolular, “İkinci husus, 50 yaş üzerindeki ve sağlık çalışanı vatandaşlarımız, üçüncü doz aşılarını yaptırabiliyor. Aşı seçme konusunda da bir sınırlandırma yapılmadı. Kişi iki doz Sinovac olduktan sonra bir doz Biontech olacak veya tam tersi bir durum gibi bir şey olmayacak. Tamamen isteğe bağlı. Üç dozu Biontech de olabilir, Sinovac da olabilir veya Biontech sonrası Sinovac, Sinovac sonrası Biontech de olabilir. Zaten bu yaş grubu öncesindeki kişiler Sinovac olmuştu. Bu kişiler istedikleri aşıları kullanabilirler. Biontech aşılarında, iki doz aşının arasındaki 6 haftalık süre 4 haftaya düşürüldü. Virüs çok değişken bir canlı. Mutasyona uğrayarak sürekli kendini yeniliyor ve değişebiliyor. Yaşamını idame ettirebilmek için yapısında değişikliğe gidebiliyor. Dolayısıyla varyantlar çıkıyor. Salgın süresinde, Hindistan varyantı dediğimiz Delta varyantında dünyada bir artış gözüküyor. Bu artışı kırabilmek için aşılama faaliyetlerini hızlandırmak, ikinci doz aşılarını da mümkün olan en kısa zamanda yapmak gerekli olduğu ile alakalı çalışmalar var. Biontech’de özellikle birinci dozun 10 – 14 gün sonrasında antikor cevabı alabiliyoruz. Ama özellikle delta varyantında koruyucu olması için ikinci doz aşının yapılmasını özellikle Bilim Kurulu üyeleri ve bilimsel makaleler gösteriyor. Ben bu yüzden sürenin geri çekildiğini düşünüyorum. Aşılardaki antikor cevabı değişkenlik gösteriyor. Sinovac’ta birinci dozdan sonra çok antikor gelişmediği, özellikle ikinci doz yapıldıktan 14 gün sonra esas antikor cevabını aldığımızı görüyoruz. Bunu tabii ki klinisyenler daha iyi bilir. Biontech’te ise bu durum daha erken oluyor. Biontech’te antikor cevabı ilk doz yapıldıktan 10 – 14 gün sonra başlıyor. Tabii onda da ikinci dozdan sonra daha yüksek antikor cevabı geliyor” dedi. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yenigolcuk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.