EŞLER ARASI İLETİŞİM PROBLEMLERİ: AYNI CÜMLE, FARKLI ANLAM
EŞLER ARASI İLETİŞİM PROBLEMLERİ: AYNI CÜMLE, FARKLI ANLAM
Günümüzde çiftlerin en sık dile getirdiği sorunların başında “iletişim kuramıyoruz” ifadesi geliyor.
Günümüzde çiftlerin en sık dile getirdiği sorunların başında “iletişim kuramıyoruz” ifadesi geliyor.
Oysa çoğu ilişkide problem konuşamamak değil, konuşulanın nasıl anlaşıldığıdır. Aynı cümle, iki farklı iç dünyada iki farklı anlam bulabiliyor.
Örneğin bir eşin “Benimle hiç ilgilenmiyorsun” sözü, çoğu zaman bir suçlama gibi duyuluyor. Halbuki bu cümlenin altında çoğunlukla “Yakınlığa ihtiyacım var” mesajı yatıyor. Duygusal ihtiyaç, eleştiri olarak algılandığında tartışma kaçınılmaz hale geliyor.
İletişim problemleri genellikle üç şekilde ortaya çıkıyor: yanlış anlama, savunmaya geçme ve duygusal geri çekilme. Tartışmalar sırasında taraflar çözüm aramak yerine haklı çıkmaya odaklandığında, diyalog yerini savunmaya bırakıyor. Bir süre sonra eşlerden biri daha yüksek sesle konuşmaya, diğeri ise tamamen susmaya başlıyor.
Bazı ilişkilerde ise açık çatışma görülmüyor; fakat mesafe artıyor. Aynı evde yaşayan iki kişi arasında görünmeyen bir duvar oluşabiliyor. Bu sessizlik çoğu zaman “sorun yok” şeklinde yorumlansa da, aslında konuşulmayan duyguların birikmesi anlamına geliyor.
Sağlıklı iletişim, kusursuz cümleler kurmak değil; kişinin kendi duygusunun sorumluluğunu alabilmesidir. “Sen beni değersiz hissettiriyorsun” yerine “Bu durumda kendimi değersiz hissettim” diyebilmek, ilişki dilini yumuşatır.
Unutulmamalıdır ki ilişkiler sevgisizlikten çok, anlaşılmamışlık hissiyle yıpranır. Gerçek yakınlık ise haklı olmaktan vazgeçip anlamaya yönelmekle başlıyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

