“DEVLET ARACI AİLE SERVİSİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ!”
“DEVLET ARACI AİLE SERVİSİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ!”
Mühip Kanko, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada kamu malının nasıl kişisel kullanıma dönüştürüldüğünü bir makam şoförünün yaptığı itiraf üzerine anlattı. Bir bölge müdürünün şoförüne ait olduğu belirtilen bir günlük iş programını Meclisten tek tek okuyan Kanko, “Yorum yapmanıza bile gerek kalmayacak” diyerek çarpıcı detayları kamuoyuyla paylaştı.
Mühip Kanko, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada kamu malının nasıl kişisel kullanıma dönüştürüldüğünü bir makam şoförünün yaptığı itiraf üzerine anlattı. Bir bölge müdürünün şoförüne ait olduğu belirtilen bir günlük iş programını Meclisten tek tek okuyan Kanko, “Yorum yapmanıza bile gerek kalmayacak” diyerek çarpıcı detayları kamuoyuyla paylaştı.
Bir makam şoförünün günlük işleri;
“Sabah saat 07.45’te bölge müdürünün kızı evinden alınarak çalıştığı şirkete bırakılıyor.
08.50’de bölge müdürü lojmandan alınıp kuruma getiriliyor.
10.30’da oğlu lojmandan alınıp havuza bırakılıyor.
12.00’de havuzdan alınıp tekrar lojmana götürülüyor.
12.20’de müdürün eşi tarafından verilen halılar araçla yıkamaya bırakılıyor.
13.15’te müdürün anne ve babası hastaneye götürülüyor.
15.00’te hastaneden alınıp lojmana bırakılıyor.
16.30’da ilaçlar eczaneden alınarak lojmana teslim ediliyor.
17.00’de bölge müdürü kurumdan alınıp arkadaşlarıyla buluşacağı restorana bırakılıyor.
22.30’da evine bırakılıyor.
23.40’ta araca yakıt alınarak kurum otoparkına teslim ediliyor.”
Şoför arkadaş not düşüyor: “Söz olur düşüncesiyle hassasiyet gösteren Bölge Müdürümüz, aracın akşamları kurumda bırakılmasını istemektedir.”
“BU SADECE BİR ARAÇ MESELESİ DEĞİL, KAMU AHLAKI MESELESİDİR!”
“Çünkü saraydan öyle görüyorlar! Devletin aracı, devletin yakıtı, devletin şoförü…” diyen Kanko, yaşanan tabloyu sert sözlerle eleştirdi:
“İşte kamu yönetimi anlayışınız budur. Devletin aracı, devletin yakıtı, devletin şoförü… Ama hizmet kime? Bölge müdürünün ailesine, özel hayatına, sosyal programına. Çocuğun havuzu, eşin halısı, ailenin hastane randevusu, akşam restoran buluşması… Hepsi kamu aracıyla yapılıyor.
Vatandaş bir litre mazotun hesabını yaparken kamu aracı özel şoförlü aile servisine dönüşmüş durumda. Sonra tasarruf tedbirlerinden söz ediyorsunuz. Memura, emekliye, asgari ücretliye kemer sıkmayı öneriyorsunuz.
Bu bir istisna mı, yoksa sistematik bir alışkanlık mı? Kaç makam aracı gerçekten kamu hizmeti için kullanılıyor? Kaçı özel hayatın konfor aracı hâline gelmiş durumda? Kaç kamu yöneticisi devleti kendi şahsi lojistik ağı gibi kullanıyor?
Bu yalnızca bir araç meselesi değildir; bu bir kamu ahlakı meselesidir. Devlet malını kendi malı gibi gören zihniyet meselesidir. Bir tarafta geçim derdinde boğuşan milyonlarca insan, diğer tarafta kamu imkânlarını kişisel hayatının parçası hâline getiren yöneticiler. Bu tablo adalet duygusunu zedeler, devlete güveni aşındırır.
Devlet aracı; çocuk servisi değildir. Halı taşıma aracı değildir. Aile taksi hizmeti değildir. Restoran transfer aracı değildir. Devlet aracı kamu hizmeti içindir.
Eğer bu uygulamalar denetlenmiyorsa ciddi bir yönetim zafiyeti vardır. Denetleniyor ama görmezden geliniyorsa daha vahim bir durum vardır. Tasarruf gerçekten isteniyorsa önce yukarıdan başlanır; önce makam araçlarından, ayrıcalıklardan başlanır. Milletin sırtına yük bindirerek değil.
Devlet ciddiyet ister. Kamu görevi sorumluluk ister. Bu anlayış değişmeden ne tasarruf olur ne güven olur ne de adalet duygusu onarılır. Biz bu israf düzenine, bu keyfiliğe karşı durmaya devam edeceğiz.” İfadelerini kullandı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

