Buse Bayraktar Üçer’in Çiçeklerle Kurduğu Zarif Dünya: Ribbon Flowers
Buse Bayraktar Üçer’in Çiçeklerle Kurduğu Zarif Dünya: Ribbon Flowers
.
.
RÖPORTAJ · YAŞAM STİLİ
Seramik vazolardan soya mumlarına, kanvas çiçek çantasından seyahat notlarına uzanan bir dünya... Premium çiçek siparişi markası, Ribbon Flowers'ın kurucu ortağı Buse Bayraktar Üçer, çiçeğin etrafında şekillenen yaşam stilini ve ilham kaynaklarını anlattı.
Siyah seramik vazoda lale ve bordo ortanca kompozisyonu; arkada bir tablo. Fotoğraf: InStyle Home / Erhan Tarlığ
Bazı insanlar için çiçek, bir kutlamanın ya da özrün aracı. Bazıları içinse gündelik hayatın dokusunu belirleyen bir malzeme: sabah kahvesinin yanında duran bir dal, raftaki bir vazonun biçimi, akşam yakılan bir mumun kokusu. Bu ikinci grup için çiçek, bir yaşam biçiminin merkezinde duruyor ve etrafındaki her nesne o merkeze göre yer buluyor.
Buse Bayraktar Üçer bu dünyayı meslek hâline getirenlerden. New York'ta yaşarken vintage bir sokak pazarından aldığı vazoyu her hafta mevsim çiçekleriyle tazeleme alışkanlığı, Haziran 2014'te İstanbul'da eşi Ömer Üçer ile kurduğu Ribbon Flowers'ın temelini oluşturdu. Bugün markanın kurucu ortağı, kreatif direktörü ve çiçek tasarımcısı olan Buse Bayraktar Üçer, 2023'te EY Entrepreneurial Winning Women EMEIA sınıfına seçilen 55 kadın girişimci arasında yer aldı. Kendisiyle seramik tutkusunu, mum koleksiyonunu ve ilhamı nerede aradığını konuştuk.
Seramik ve porselen hayatınızda neden bu kadar önemli bir yer tutuyor?
Buse Bayraktar Üçer: Çünkü her şey bir vazoyla başladı. New York'ta aldığım o ilk vazo olmasa belki çiçekle bu kadar iç içe bir hayatım olmayacaktı. Seramik ve porselen, elle şekillenen malzemeler; her birinin yüzeyinde onu yapan kişinin izi kalıyor. Çiçek de öyle: iki şakayık hiçbir zaman birbirinin aynısı olmuyor. Bu iki dünyanın yan yana durması bana çok doğal geliyor.
Yıllar içinde bir vazo koleksiyonum oluştu. Yurt dışı seyahatlerimde, Türkiye'nin farklı şehirlerinde gördüğüm ve bana bir şey anlatan parçaları topluyorum. Kimi sade bir sürahi, kimi dokusu çok belirgin bir çanak. Bir vazo aldığımda çoğu zaman içine hangi çiçeği koyacağımı da o anda düşünmeye başlıyorum.
Porselen ise benim için daha narin, daha zamansız bir dünya. Bir sofrada ince bir porselen fincanın yanına konan tek bir dal bile o masanın havasını değiştirebiliyor. Seramiğin toprağa yakın sıcaklığı ile porselenin zarafeti arasında gidip gelmek, çiçek tasarımında aradığım dengeye de çok benziyor: ne fazla süslü ne fazla sade.
Hande Ceramics ile el yapımı vazo koleksiyonu nasıl ortaya çıktı?
Buse Bayraktar Üçer: Uzun süre kendi vazolarımızı üretme hayalini kurdum. Hande Ceramics, kendi seramik atölyesi olan bir kadın girişimci; onunla tanıştığımızda aynı dili konuştuğumuzu hemen hissettim. Koleksiyon benim çizimlerimden yola çıktı, Hande'nin elinde şekillendi. Her parça el yapımı olduğu için her birinin küçük farkları var ve ben bunu çok seviyorum.
Tasarlarken hem çiçeğin hem de evin ihtiyacını düşündük. Bir vazo, içindeki çiçek bittikten sonra da rafta güzel durmalı. Sürahi formları bu yüzden çok sevdiğimiz bir çizgi; hem kalabalık bir aranjmanı taşıyabiliyor hem de boşken bir obje gibi duruyor. Bu vazoların bir kısmı sitemizdeki vazo ve çanta seçkisinde, tek başına ya da bir tasarımın parçası olarak bulunuyor.
| | |
Soldan: pembe çizgili el işi seramik sürahide 25 pembe şakayık; antrasit seramik sürahi vazoda rengarenk çiçekler. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Doğru vazo bir çiçeği nasıl dönüştürür?
Buse Bayraktar Üçer: Tamamen. Aynı çiçekleri cam bir silindire ve el yapımı bir seramik sürahiye koyduğunuzda iki ayrı hikâye anlatırsınız. Vazo çiçeğin nasıl duracağını, ne kadar açılacağını, dallarının hangi yöne akacağını belirliyor. Benim için lüks de burada başlıyor: pahalı olan değil, doğru çiçeği doğru vazoda en iyi hâliyle sunmak.
Mesela şakayık dolgun ve yumuşak bir çiçek; ağzı geniş, gövdesi yuvarlak bir vazoda kendini rahat bırakıyor. Gala ise heykelsi bir form, tek başına ince bir seramik içinde çok güçlü duruyor.
Vazoyu seçerken çiçeğin yüksekliğini, dallarının ağırlığını ve durduğu yeri birlikte düşünüyorum. Bir yemek masasında göz hizasını kapatmayan alçak bir çanak, bir girişte ise dikey çizgisi olan uzun bir sürahi daha doğru olabiliyor. Lüks çiçek tasarımlarımızda özel seramik ya da gümüş ayaklı vazolar kullanmamızın nedeni de bu; vazo, kompozisyonun sessiz ortağı.
"Lüks, pahalı olan değil; doğru çiçeği doğru vazoda en iyi hâliyle sunabilmek."
— Buse Bayraktar Üçer
Soya mumlarında hangi kokuları bir araya getirdiniz?
Buse Bayraktar Üçer: Dört koku var: Cinnamon + Apple Leaf, Eucalyptus + Palm, Cactus Flower + Peony ve Cherry Blossom + Ivy. Her birinde bir çiçek ya da bitki notasını daha sıcak ya da daha taze bir notayla eşleştirdik. Çiçek görsel bir deneyim ama bir odanın atmosferini koku da belirliyor; mumları bu yüzden çiçeğin tamamlayıcısı olarak düşündük.
Mumlarımız el yapımı ve soya bazlı. Kış akşamlarında tarçın ve elma yaprağı, bahar sabahlarında kaktüs çiçeği ve şakayık notaları farklı bir ruh hâli yaratıyor. İsteyenler mum koleksiyonundan tek başına seçebiliyor ya da çiçekle birlikte mumlu hediye kutusu hazırlatabiliyor.
Ribbon'ın dört farklı kokudaki el yapımı soya mumları. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
"Happiness delivered" yazan kanvas çanta sizin için neyi temsil ediyor?
Buse Bayraktar Üçer: Çiçeği taşırken tükettiğimiz kâğıt ve plastiği azaltma isteğini. Bir giyim markasının bu konudaki yaklaşımından ilham aldım ve kendi kanvas çiçek taşıma çantamızı tasarladık. Üzerinde "Happiness delivered" yazıyor; çünkü bir çiçeği birine götürmek gerçekten biraz mutluluk taşımak gibi.
Sipariş sırasında "çiçeğim kanvas çantada gitsin" seçeneğini işaretlemek yeterli. En sevdiğim kısım ise çantanın hayatının orada bitmemesi. Bazı müşterilerimiz çantasıyla mağazaya gelip seçtiği buket ile doğrudan içine yerleştiriyor. Tek kullanımlık bir ambalajın yerine tekrar tekrar kullanılabilen bir eşyanın geçmesi, bence yaşam stilinin tam da kendisi.
Sürdürülebilirliği büyük sözlerle değil, bu tür küçük tercihlerle anlatmayı seviyorum. Koleksiyonlarımızı güncellerken de önceliği mevsim çiçeklerine vermemiz aynı düşüncenin parçası. Mevsiminde olan çiçek hem daha taze hem de doğanın ritmine daha uygun; bir yaşam stilinin sahici olması için bu uyumun bütün parçalarda görülmesi gerektiğine inanıyorum.
İçinde buket taşıyan "Happiness delivered" yazılı kanvas çiçek taşıma çantası. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
İlhamı en çok nerelerde buluyorsunuz?
Buse Bayraktar Üçer: Doğa her zaman ilk kaynak. Ama gezdiğim şehirlerde de sürekli bir şeyler topluyorum: bir binanın cephesindeki renk geçişi, bir müzedeki tablonun ışığı, bir sokağın yaşam biçimi. Bazen bir moda çekimindeki kumaşın tonu ya da bir dekorasyon objesi, aklımda yepyeni bir renk kombinasyonunu başlatıyor.
Çiçek dünyasının farklı renkleri, dokuları ve güzellikleri bana hep yeni bir kapı açıyor. Her gün kısa da olsa araştırma yapmaya özen gösteriyorum. Hafta sonları evde, sabah ışığında kahvemi alıp çiçeklerle küçük denemeler yapıyorum; atölyede yeni bir tasarıma dönüşen fikirlerin çoğu o sessiz saatlerde doğuyor.
Seyahatten döndüğümde telefonumda çoğunlukla çiçekten çok kapı, pencere ve duvar fotoğrafları oluyor. Bir renk geçişini ya da bir malzemenin dokusunu kaydedip sonra onu bir aranjmanda nasıl yorumlayabileceğimi düşünüyorum. İlham benim için hazır bir şablon değil; farklı yerlerden toplanan küçük parçaların zamanla bir araya gelmesi.
Mimari ve sanatla kurduğum bu ilişki tasarımlara da yansıyor. Mesela protea çok grafik bir çiçek; lila ve pembe tonlarla buluştuğunda neredeyse bir heykel gibi okunuyor. Ya da ortanca, bir tablodaki fırça darbesi gibi yumuşak bir renk alanı yaratıyor.
| | |
Soldan: Buse Bayraktar Üçer, Yeniköy'deki evinin salonunda; sarı fonda elde tutulan Queen Protealı Lila Buket. Fotoğraf: InStyle Home / Erhan Tarlığ / Ribbon Flowers arşivi
Çiçekle yaşamak sizce insanın gündelik hayatına ne katıyor?
Buse Bayraktar Üçer: Bir ritim. Çiçek sizi mevsime bağlıyor; baharda şakayığı, sonbaharda daha toprak tonlu dalları bekliyorsunuz. Vazonun suyunu değiştirmek, sapları kesmek küçük ama insanı yavaşlatan hareketler. Hayat bu kadar hızlı akarken bunun iyi geldiğini düşünüyorum.
Çiçekle yaşamak için büyük bir alan ya da çok sayıda vazo gerekmiyor. Bir çalışma masasının köşesi, bir mutfak penceresi ya da bir komodin yeterli. Önemli olan çiçeğe her gün bir kez bakmak, onun nasıl açıldığını, nasıl değiştiğini fark etmek. Bir buketin ilk gününden son gününe kadar geçirdiği dönüşümü izlemek bana her seferinde yeni bir şey öğretiyor.
Bir dönem "kendine çiçek alanlar kulübü" fikrini hayata geçirmiştik. Amacımız, insanların çiçeği yalnızca başkası için değil kendileri için de almasını sağlamaktı. Hâlâ aynı şeye inanıyorum, çiçeği iki yönlü düşünmek gerek. O günlerden kalan şiarımız da bunu anlatıyor: "Kendine de al, sevdiğine de çiçek gönder." İstanbul'da yaşayan bir yakınını düşünen biri için İstanbul çiçek siparişi vermek, o ritmi başkasının evine taşımanın en kolay yolu.
Bu dünyaya yakında hangi yeni parçaları eklemek istiyorsunuz?
Buse Bayraktar Üçer: Tamamlayıcı hediye seçkimizi büyütmek istiyoruz. El yapımı vazolar, mumlar, çikolatalar ve hediye kutuları çiçeğin etrafında bütünlüklü bir dünya kuruyor. Biri çiçek gönderirken yanına bir mum ya da bir vazo eklediğinde, aslında o kişiye kendi yaşam alanı için kalıcı bir parça da vermiş oluyor.
Hangi parçaları bir araya getirebileceğinizi görmek için sepete ek ürünler seçkimize bakabilirsiniz. Okurlara önerim ise basit: Evinizde size bir şey hissettiren tek bir vazo seçin ve onu her hafta mevsimin çiçeğiyle tazeleyin. Benim hikâyem de tam olarak böyle başladı.
Ribbon Flowers Hakkında
|
Kurucular
Buse Bayraktar Üçer — Kurucu Ortak, Kreatif Direktör ve Çiçek Tasarımcısı. University of Miami Business Management bölümünden 2010'da mezun oldu, iki yıl New York'ta çalıştı. Haziran 2014'te İstanbul'da Ribbon Flowers & Design'ı haftalık çiçek üyelik servisi olarak kurdu ve aynı yıl Reşitpaşa'daki ilk mağazayı açtı. 2023'te EY Entrepreneurial Winning Women EMEIA sınıfına seçildi.
Ömer Üçer — Kurucu Ortak ve Genel Müdür. Alman Lisesi ve University of Virginia (Finance, International Business, Economics, 2008) mezunu. Dört yıl New York'ta Ernst & Young'da kredi riski danışmanlığı yaptı. 2013'te kurduğu Papillone Bespoke Tailors'ın da kurucu ortağı; Ribbon Flowers'ta finans, operasyon ve büyümeden sorumlu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
