LASTİK İŞ

“BU TOPRAKLARDA MUSTAFA KEMALLER YENİLMEZ”

Asayiş 05.04.2014 - 21:19, Güncelleme: 31.05.2021 - 18:15
 

“BU TOPRAKLARDA MUSTAFA KEMALLER YENİLMEZ”

“Vardiya Bizde Platformu”nun her hafta düzenlediği “Sessiz Çığlık” eyleminde bu hafta tutuklu Deniz Kurmay Albay Ümit Metin’in emekli asker Nihat Kale’ye gönderdiği mektup gündeme alındı.

Bu haftaki “Sessiz Çığlık” eyleminde tutuklu Deniz Kurmay Albay Ümit Metin’in gönderdiği mektup Metin’in arkadaşı olan Hava Kuvvetleri’nden emekli asker Nihat Kale tarafından okundu.Mektubun okunmasından sonra platform,sessiz bir şekilde dağıldı. “BU TOPRAKLARDA MUSTAFA KEMALLER YENİLMEZ” Tutuklu Deniz Kurmay Albay Ümit Metin’in  emekli asker Nihat Kale’ye yazdığı mektupta,”Mektubumu Sessiz Çığlık’ta okumuşsun,çok güzel yorumlar aldım.Yaptığın destekler ve gönderdiğin mektup için çok teşekkür ederim.Buradan Kocaeli İmece Kitap Grubu ve Atatürkçü Düşünce Derneği üyelerine kucak dolusu sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.Buradaki zindan günleri sona erdikten sonra onlarla kucaklaşmak ve hep beraber Atatürk’ün yolunda omuz omuza mücadele etmek için sabırsızlanıyorum.Değerli arkadaşım Fahrettin Erdik,6 Mart 2014 tarihinde ziyaretime geldi.Kendisi ile tanışmaktan büyük mutluluk duydum.Hepiniz ile en kısa sürede özgür dünyada tanışmak istiyorum. Daha önce de yazdığım gibi; Deniz Kurmay Albay rütbesinde Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu’nun komutanı görevini icra ederken; 27 Mayıs 2011 tarihinde,Beşiktaş Adliyesi’ne çağırıldım ve bilgisayar çıktısı dahi alınmamış dijital verilerde ismim olması nedeniyle tutuklandım. (Ayakkabı kutularımda ayakkabıdan başka bir şey yoktu.) Benim gibi; Türk Deniz Kuvvetleri’nin 8 yıl amiralliğe terfi edecek ilk 10 sıradaki subayları ile görevde bulunan 46 amiralden 24 amirali tutuklandı.Böylece bizi darbecilikle suçlarken,aslında Türk Deniz Kuvvetleri’ne büyük bir darbe yaptılar. Bu dönem;Türkiye’nin dönüştürülme sürecidir.Bu dönemde “TC” ibaresi kaldırılmış, okullarda “Andımız” okunmaz olmuştur.Türk ordusunun değerli subayları iftiralarla hapse atılarak,hem ordu zayıflatılmış,hem de ordunun itibarı düşürülmek istenmiştir.Türkiye üzerine yabancı güçler ve onların yerli işbirlikçilerinin oynadığı oyunlar boşa çıkacaktır.Bizler Mustafa Kemal’in askerleri bu oyunları bozacak güce sahibiz.Bu topraklarda Mustafa Kemaller yenilmez.”dedi. “TÜRK ORDUSU’NA KUMPAS KURAN HAİNLER CEZASIZ KALMAYACAKTIR” Metin,”17 Aralık’ta bize kumpas kuranlar tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır.Türk Ordusu’na kumpas kuran hainler cezasız kalmayacaktır.Cin şişeden çıkmıştır,halkımız yalancıları,düzenbazları ve ordusuna kumpas kuranları affetmez.Önümüzdeki dönemde bunun sonuçlarını hep birlikte göreceğiz.Daha önce de yazdığım gibi;”Balyoz Davası”nda darbeci olduğum iddiasıyla 16 yıl hapis cezası aldım,”Amirallere Suikast Davası”nda terörist ve suikastçi olduğum iddiasıyla hakkımda 7,5-15 yıl hapis cezası istemiyle yargılanıyorum.Her iki davada da aynı sahte dijital verilerden yargılandım,yargılanıyorum.Balyoz Davası’ndaki iftiraları toplumun büyük çoğunluğu öğrendi.Fakat yargılandığım diğer dava olan “Amirallere Suikast Davası” hakkında kamuoyunun çok bilgisi yok.Bu mektubumda bu davadan bahsetmek istiyorum. Amirallere Suikast Davası’nda hakkımdaki polis tespit tutanağını yazan polisleri tanık olarak dinledik ve soru sorduk.Bir komiser (Tutanak yazıldığında altı aylık memur) ve bir polis memuru (kendisi konuyu bilmediğini,kendisine komiser ne verdiyse,onu yazdığını söylemiştir) iki hafta sürede yarım milyon (509.000) dijital veri arasında bana ait olduğu iddia edilen ve sadece üst veri bilgilerinde ismimin yer aldığı iki dijital veriyi bulup,hakkımda polis tespit tutanağı düzenlemişlerdir.Ama bu dijital verileri nasıl tespit ettiklerini mahkeme huzurunda açıklayamamışlardır.Anılan “Polis Tespit Tutanağı”nın düzenleme tarihi 24 Ocak 2011’dir.Oysa Savcı’nın dijital verilerin bulunduğu hard diski (5 numaralı hard disk) üst veri bilgilerini tespit etmek üzere polis bilirkişilerine teslim tarihi 28 Ocak 2011’dir.Yani polislerimiz o kadar yetenekli ki;daha polis uzmanları dijital verileri incelemeden,509.000 dijital veri arasında benim ismim geçen dijital verileri bulmuş (iki polis memuru bütün mesailerini bu incelemeye ayırsalar bu dijital verileri bir seneden önce bulmaları mümkün değildir) ve 24 Ocak 2011 tarihinde üst veri bilgilerini de içeren teknik analizi yapılmış olarak savcıya göndermişlerdir.Bu durum;bu sahte dijital verileri hazırlayan çete tarafından kendilerine verilmediği sürece mümkün değildir.”dedi. “BU YOLDA DAHA KAÇ ŞEHİT VERECEĞİZ?” Metin, “Şimdi soruyorum ben size;Tespit tutanağı 24 Ocak 2011 tarihinde yazılmış ve savcıya gönderilmiş,bu tespit tutanağı benim suikastçi,terörist ve darbeci olduğumu iddia ediyor.İfadeye 27 Mayıs 2011 tarihinde çağrıldım ve tutuklandım.Dava dosyasında bu süre içerisinde telefonumun dinlendiğine dair bir kayıt yok.Bu kadar tehlikeli bir kişinin telefonu dinlemez mi?İfadeye çağırmak için bu kadar süre beklenir mi?Ancak siz kişinin hiçbir suçu olmadığını ve suç işlemeyeceğini bilirseniz böyle rahat davranabilirsiz.Sonuç olarak;17 Aralık’tan sonra herkes masum olduğumuzu söylüyor ama bizler hapis yatmaya devam ediyoruz.Bu gün itibarıyle, hiçbir suçum olmadığı halde, 1.025 gündür kendi memleketimde esir tutuluyorum.Bu durumun düzeltilmesi için ne bekleniyorlar,anlamak mümkün değil.Bizler her şeye katlanırız ama baba özlemi çeken çocuklarımızın ne günahı var?Kahraman eşlerimiz daha ne kadar ailenin sorumluluğunu omuzlarında taşıyacaklar?Yaşlı anne-babalarımız bizim için daha ne kadar dua edecekler?Siyasi partiler bu gerçeklere daha ne kadar gözlerini kapatacaklar?Hastaların durumu malum ve gün geçtikçe bu hastalara yenileri ekleniyor,bu yolda daha kaç şehit vereceğiz?Yaşadığımız bu zindan günlerinde sizlerin bize verdiği destek,ziyaretleriniz,Sessiz Çığlık’lara verdiğiniz destek,her ortamda sesimizi duyurmaya çabalamanız bizlere mücadelemizde yalnız olmadığımızı göstermesi açısından bizim her zaman dik durmamıza büyük katkı sağlamaktadır.Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri hiçbir koşulda eğilmez,daima dik durur.Bu yolda çocuklarımıza adil,insanların birbirine saygı duyduğu,bölünmüş değil,bütünleşmiş,her düşünceden,dinden insanları kucaklayan,doğaya ve çevreye saygılı,Atatürk’ün gösterdiği çağdaş yaşam seviyesine ulaşmış bir yaşam bırakmak için birlikte yürüyecek ve asla yorulmayacağız.Davamızın şehidi Ali Tatar’ı,çok sevdiğim büyüğüm Berk Erden’i ve hapishanelerde kaybettiğimiz yurtseverleri rahmetle anıyorum.Hepinizi saygı ve sevgi ile kucaklıyorum."dedi.
“Vardiya Bizde Platformu”nun her hafta düzenlediği “Sessiz Çığlık” eyleminde bu hafta tutuklu Deniz Kurmay Albay Ümit Metin’in emekli asker Nihat Kale’ye gönderdiği mektup gündeme alındı.

Bu haftaki “Sessiz Çığlık” eyleminde tutuklu Deniz Kurmay Albay Ümit Metin’in gönderdiği mektup Metin’in arkadaşı olan Hava Kuvvetleri’nden emekli asker Nihat Kale tarafından okundu.Mektubun okunmasından sonra platform,sessiz bir şekilde dağıldı.

“BU TOPRAKLARDA MUSTAFA KEMALLER YENİLMEZ”

Tutuklu Deniz Kurmay Albay Ümit Metin’in  emekli asker Nihat Kale’ye yazdığı mektupta,”Mektubumu Sessiz Çığlık’ta okumuşsun,çok güzel yorumlar aldım.Yaptığın destekler ve gönderdiğin mektup için çok teşekkür ederim.Buradan Kocaeli İmece Kitap Grubu ve Atatürkçü Düşünce Derneği üyelerine kucak dolusu sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.Buradaki zindan günleri sona erdikten sonra onlarla kucaklaşmak ve hep beraber Atatürk’ün yolunda omuz omuza mücadele etmek için sabırsızlanıyorum.Değerli arkadaşım Fahrettin Erdik,6 Mart 2014 tarihinde ziyaretime geldi.Kendisi ile tanışmaktan büyük mutluluk duydum.Hepiniz ile en kısa sürede özgür dünyada tanışmak istiyorum.

Daha önce de yazdığım gibi; Deniz Kurmay Albay rütbesinde Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu’nun komutanı görevini icra ederken; 27 Mayıs 2011 tarihinde,Beşiktaş Adliyesi’ne çağırıldım ve bilgisayar çıktısı dahi alınmamış dijital verilerde ismim olması nedeniyle tutuklandım. (Ayakkabı kutularımda ayakkabıdan başka bir şey yoktu.)

Benim gibi; Türk Deniz Kuvvetleri’nin 8 yıl amiralliğe terfi edecek ilk 10 sıradaki subayları ile görevde bulunan 46 amiralden 24 amirali tutuklandı.Böylece bizi darbecilikle suçlarken,aslında Türk Deniz Kuvvetleri’ne büyük bir darbe yaptılar.

Bu dönem;Türkiye’nin dönüştürülme sürecidir.Bu dönemde “TC” ibaresi kaldırılmış,

okullarda “Andımız” okunmaz olmuştur.Türk ordusunun değerli subayları iftiralarla hapse atılarak,hem ordu zayıflatılmış,hem de ordunun itibarı düşürülmek istenmiştir.Türkiye üzerine yabancı güçler ve onların yerli işbirlikçilerinin oynadığı oyunlar boşa çıkacaktır.Bizler Mustafa Kemal’in askerleri bu oyunları bozacak güce sahibiz.Bu topraklarda Mustafa Kemaller yenilmez.”dedi.

“TÜRK ORDUSU’NA KUMPAS KURAN HAİNLER CEZASIZ KALMAYACAKTIR”

Metin,”17 Aralık’ta bize kumpas kuranlar tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır.Türk Ordusu’na kumpas kuran hainler cezasız kalmayacaktır.Cin şişeden çıkmıştır,halkımız yalancıları,düzenbazları ve ordusuna kumpas kuranları affetmez.Önümüzdeki dönemde bunun sonuçlarını hep birlikte göreceğiz.Daha önce de yazdığım gibi;”Balyoz Davası”nda darbeci olduğum iddiasıyla 16 yıl hapis cezası aldım,”Amirallere Suikast Davası”nda terörist ve suikastçi olduğum iddiasıyla hakkımda 7,5-15 yıl hapis cezası istemiyle yargılanıyorum.Her iki davada da aynı sahte dijital verilerden yargılandım,yargılanıyorum.Balyoz Davası’ndaki iftiraları toplumun büyük çoğunluğu öğrendi.Fakat yargılandığım diğer dava olan “Amirallere Suikast Davası” hakkında kamuoyunun çok bilgisi yok.Bu mektubumda bu davadan bahsetmek istiyorum.

Amirallere Suikast Davası’nda hakkımdaki polis tespit tutanağını yazan polisleri tanık olarak dinledik ve soru sorduk.Bir komiser (Tutanak yazıldığında altı aylık memur) ve bir polis memuru (kendisi konuyu bilmediğini,kendisine komiser ne verdiyse,onu yazdığını söylemiştir) iki hafta sürede yarım milyon (509.000) dijital veri arasında bana ait olduğu iddia edilen ve sadece üst veri bilgilerinde ismimin yer aldığı iki dijital veriyi bulup,hakkımda polis tespit tutanağı düzenlemişlerdir.Ama bu dijital verileri nasıl tespit ettiklerini mahkeme huzurunda açıklayamamışlardır.Anılan “Polis Tespit Tutanağı”nın düzenleme tarihi 24 Ocak 2011’dir.Oysa Savcı’nın dijital verilerin bulunduğu hard diski (5 numaralı hard disk) üst veri bilgilerini tespit etmek üzere polis bilirkişilerine teslim tarihi 28 Ocak 2011’dir.Yani polislerimiz o kadar yetenekli ki;daha polis uzmanları dijital verileri incelemeden,509.000 dijital veri arasında benim ismim geçen dijital verileri bulmuş (iki polis memuru bütün mesailerini bu incelemeye ayırsalar bu dijital verileri bir seneden önce bulmaları mümkün değildir) ve 24 Ocak 2011 tarihinde üst veri bilgilerini de içeren teknik analizi yapılmış olarak savcıya göndermişlerdir.Bu durum;bu sahte dijital verileri hazırlayan çete tarafından kendilerine verilmediği sürece mümkün değildir.”dedi.

“BU YOLDA DAHA KAÇ ŞEHİT VERECEĞİZ?”

Metin, “Şimdi soruyorum ben size;Tespit tutanağı 24 Ocak 2011 tarihinde yazılmış ve savcıya gönderilmiş,bu tespit tutanağı benim suikastçi,terörist ve darbeci olduğumu iddia ediyor.İfadeye 27 Mayıs 2011 tarihinde çağrıldım ve tutuklandım.Dava dosyasında bu süre içerisinde telefonumun dinlendiğine dair bir kayıt yok.Bu kadar tehlikeli bir kişinin telefonu dinlemez mi?İfadeye çağırmak için bu kadar süre beklenir mi?Ancak siz kişinin hiçbir suçu olmadığını ve suç işlemeyeceğini bilirseniz böyle rahat davranabilirsiz.Sonuç olarak;17 Aralık’tan sonra herkes masum olduğumuzu söylüyor ama bizler hapis yatmaya devam ediyoruz.Bu gün itibarıyle, hiçbir suçum olmadığı halde, 1.025 gündür kendi memleketimde esir tutuluyorum.Bu durumun düzeltilmesi için ne bekleniyorlar,anlamak mümkün değil.Bizler her şeye katlanırız ama baba özlemi çeken çocuklarımızın ne günahı var?Kahraman eşlerimiz daha ne kadar ailenin sorumluluğunu omuzlarında taşıyacaklar?Yaşlı anne-babalarımız bizim için daha ne kadar dua edecekler?Siyasi partiler bu gerçeklere daha ne kadar gözlerini kapatacaklar?Hastaların durumu malum ve gün geçtikçe bu hastalara yenileri ekleniyor,bu yolda daha kaç şehit vereceğiz?Yaşadığımız bu zindan günlerinde sizlerin bize verdiği destek,ziyaretleriniz,Sessiz Çığlık’lara verdiğiniz destek,her ortamda sesimizi duyurmaya çabalamanız bizlere mücadelemizde yalnız olmadığımızı göstermesi açısından bizim her zaman dik durmamıza büyük katkı sağlamaktadır.Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri hiçbir koşulda eğilmez,daima dik durur.Bu yolda çocuklarımıza adil,insanların birbirine saygı duyduğu,bölünmüş değil,bütünleşmiş,her düşünceden,dinden insanları kucaklayan,doğaya ve çevreye saygılı,Atatürk’ün gösterdiği çağdaş yaşam seviyesine ulaşmış bir yaşam bırakmak için birlikte yürüyecek ve asla yorulmayacağız.Davamızın şehidi Ali Tatar’ı,çok sevdiğim büyüğüm Berk Erden’i ve hapishanelerde kaybettiğimiz yurtseverleri rahmetle anıyorum.Hepinizi saygı ve sevgi ile kucaklıyorum."dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yenigolcuk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.