VALİ YAVUZ'DAN HÜRRİYET'E: BİZİM KİMSENİN KILINA DOKUNDUĞUMUZ YOK

Kocaeli Valiliği Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Toplantısı dün Valilik Akçakoca Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda 2021 yılının ilk 9 ayında yapılan faaliyetler görüşülürken hem kent kamuoyunun yakından takip ettiği konular hem de sorunlar görüşüldü. Toplantıya Vali Seddar Yavuz’un yanı sıra vali yardımcıları, ilçe kaymakamları, Kocaeli Garnizon Komutanı olarak atanan Tümamiral Ayhan Gedik, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Habib Korkmaz, İl Jandarma Komutanı Yavuz Selim Kapancı, İl Emniyet Müdürü Veysal Tipioğlu, birim müdürleri, akademisyenler ve dernek temsilcileri katılım sağladı.

BASIN İLAN KURUMU’NUN KONAKLAMA TESİSİ KULLANILABİLİR

Cumhuriyet Parkı’nda ve çevre parklarda yapılan ‘Barınamıyoruz’ eylemleriyle ilgili Vali Yavuz, “Burada hepiniz iyi dinleyin. Bu şehirde 34 kişi barınamıyoruz diyerek eylem yaptı. Bunun 23 tanesi öğrenci, 1 tanesi 2018’den itibaren KYK Yurdu’nda kalıyor. Atarsam yapacağı bir şey yok. 2018’den beri yurtta kalıyor; barınamıyoruz diye eylem yapıyor beyefendi. Bir tanesi yedek. Geri kalanı KYK’ya müracaat etmemiş. Bir tanesi müracaat etmiş; çıkmış yurda kayıt yaptırmamış. Geri kalanı da hariçten gazel okuyan, ne öğrenci ne de başka bir şey adamlar. Kocaeli’de 1000 kapasiteli kız yurdunu açıyoruz. Bizim hazırlığımız tam. Karamürsel’de 50 yatağımız boş; 250 kapasiteli Kandıra yurdu boş. Şu anda açta, açıkta kimse yok. Valilik olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile görüşerek gerekirse Basın İlan Kurumu’nun konaklama tesisi var. Şu anki haliyle 300 kapasitesi var; 400’e kadar çıkarılabilir. Bakanlıkla görüştük ihtiyaç olması halinde de orayı en kısa zamanda öğrenci alacak hale getirecek. Durum bundan ibaret” dedi.

“BİZ KİMSENİN KILINA DOKUNDUĞUMUZ YOK”

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in öğrencilerin yanına giderek, “Günlerce sabahlamak gerekirse kalırım ama kimsenin sizin bir saçınızın teline zarar vermesine bile müsaade etmem” sözleri hakkında Yavuz, “Her gün bir arıza çıkarmak, her konuyu politik alana taşımak; bu sağlıklı bir şeyin ürünü değil. Gelişmiş toplumlar böyle istismar etmez olayları. Şu anda Kocaeli’deki tablo bu. Bana sosyal medyadan ulaşan herkesi yerleştirdim. Instagram hesabından 15 tane çocuk hiç gelmeden Türkiye’nin başka yerlerinden mesaj attı bana, yurda yerleştirdim çünkü yerim var. Toplumun huzurunu kaçırmak, sürekli olumsuzlukları kaşımak hangi aklın ürünü anlamıyorum. Öğrencileri desteğe gidenler oraya gidip istismar edeceğinize o 20 tane çocuğa keşke ‘Ben Ramada Oteli hazırladım, ben sizi konaklatayım’ deselerdi alkışlardım burada. Ama ‘sizin kimse kılınıza dokunamaz’ filan, biz kimsenin kılına dokunduğumuz yok; kimseye bir şey yapmadık. Gözaltı da yapmadık, buradan gidin vs. de demedik. Kılına dokunan kim? Bu kadar istismar etmek her şeyi hangi aklın ürünü? Sokakta kalacak çocuk mu var, gidersiniz ‘nasıl sokakta kalırsınız?’ Adam orada gazetecilik bölümünde okuyor, Kocaeli merkezde oturuyor. Gidip eylem yapıyor orada. Yat, kalk, üniversiteye git bir de ortalığı karıştır” ifadelerinde bulundu.

EYLEMLERİN ARKASINDA DHKP-C VAR”

Yavuz sözlerinin devamında şu ifadelere yer verdi; Hepsini tek tek çıkarttım. Arkasında DHKP-C var açık açık da söylüyorum. Bu olaydan 15 gün önce barınamıyoruz olayının çıkacağını devletin istihbaratı biliyordu zaten. Millet zannediyor ki devlet hiçbir şey bilmiyor. Biz her şeyin farkındayız. Arkasında DHKP-C var. Biz görmüyor değiliz; kör de değiliz ama çocuklarımızı kimseye kaptırmaya niyetimiz yok. O çocuklar bizim çocuklarımız hangi görüşten olursa olsun bütün çocuklarımızı seviyoruz. Yurt sorunları varsa ben buradayım. Aç kaldım, açıkta kaldım diyen varsa gelsin. Herkesi barındıracak yerimiz var. Gerekirse kapatırım bir oteli barındırırım. Her türlü imkanımız var. 20 yıl önceki devlet yok. İstediğimiz an istediğimiz oteli kapatabilecek valiliğimizin de devletimizin de imkanları var çok şükür. Bizim kuşak bavulla sokakta kalırdık.

“GENÇLERE SAHİP ÇIKIN”

Lütfen, kamuoyunda gereksiz tartışmaları bırakalım. Lokal olarak sorunlar vardır, çözülür, çözeceğiz ama istismar eden insanlara kızıyorum. Bir sorun gördün mü orada? Neden istismar ediyorsunuz? O sorunlardan bir rant elde etme temel hedef haline geldi. Bu ahlaki, etik bir tutum değil. Yoksa çok mu fakir gördünüz gazetelerde afişe etmek yerine gidin daha iyi bir ev tutun, hiçbir şey yapamıyorsanız cebine bir para koyun ama insanları neden afişe ediyorsunuz? Bu devlet herkese sahip çıkabilecek güce sahip. Üniversite hocaları dahil bu kentin önde gelen insanları dahil gençlere sahip çıkın, gençlere bir takım zorluklarına, sıkıntılarını, istismar edilmesine lütfen müsaade etmeyin.”