HAYRETTİN İMREN EMİR VERİRSE UYMAYIN

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin 50'si tutuklu, 12'si firari 86 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki 250 kişi kapasiteli salonda yapılan duruşmada, tutuklu, tutuksuz sanıklar, avukatları ve yakınları hazır bulundu.

Duruşmaya müdahil olarak Başbakanlık avukatları Halit Çokan ve Gül Gülmez ile AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şemsettin Ceyhan adına avukat Hüseyin Coşkun katıldı.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Sami Çakır, AK Parti Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak, belediye meclis üyeleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bazı vatandaşlar da duruşmayı izledi.

Tutuklu sanık eski Donanma Komutanlığı Lojistik Destek Gemileri Komodoru Kurmay Albay Bahadır Gündoğdu, "Darbe girişimi sırasında darbeci amiral Ayhan Bay ile hareket ettiği ve lojistik gemilerinin hareket etmemesi yönündeki talimatının iletildiği kişi olduğu, darbe girişiminden haberinin olduğu, darbe bildirisinin ulaşmasından önce mesaj gelip gelmediğini kontrol ettirdiği, 'Sıkıyönetim Direktifi'ni beklediği ve örgütün gizli iletişim sistemi ByLock programını kullandığı" suçlamaları karşısında savunma yaptı.

 

KHK ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ihraç edilen Gündoğdu, savunmasında, 15 Temmuz'da yıllık izinde olduğunu ve o gün Ankara'dan Gölcük'e dönerken ilçeye yaklaştığı sırada 5. Muhrip Komodoru Deniz Kurmay Albay Önder Öngör'ün kendisini aradığını söyledi.

Öngör'ün telefonda harp filosu gemilerinin seyre kaldırıldığını acil olarak kendi gemilerinin de kaldırılmasını söylediğini öne süren Gündoğdu, bunun üzerine kendine bağlı gemilerin komutanlarını arayıp bilgi aldığını, edindiği izlenim çerçevesinde Gölcük'te bulunan 4 gemiye SABKOR Turuncu'ya geçmeleri talimatı verdiğini aktardı.

Gündoğdu, "Olayların ne olduğuna ilişkin mesaj var mı?" diye sorduğu gemi komutanlarından mesaj olmadığı yanıtını alması üzerine karargahtaki mesaj sistemini işleten icapçı nöbetçi astsubayına acilen karargaha geçmesini emrettiğini anlatarak, saat 22.15 sıralarında Gölcük Poyraz Limanı'na giriş yaptığını, limana girişte bir harp filosu gemisinin ayrılmak üzere olduğunu ve diğer gemilerin limanda olmadığını gördüğünü anlattı.

Makam odasına geçip dahili hattından Donanma Harekat Merkezi, Donanma Harekat Başkanı ve Donanma Kurmay Başkanını aradığını fakat hiçbirinin telefonlarına cevap vermediğini ileri süren Gündoğdu, "Hiçbir yerden bilgi alamayınca karargaha girerken odasının ışığının açık olduğunu gördüğüm Ayhan Bay'ın yanına çıktım. Endişeli halde odasında geziniyordu. Ne olduğunu sordum. Agresif bir şekilde terör tehdidiyle gemileri kaldırdıklarını söyledi. Ayhan Bay'ın olumsuz tepkileri, görev fonksiyonlarımızın farklı oması nedeniyle yanından ayrıldım." diye konuştu.

"Bu duruma düşmemizde başkalarının da ihmalleri var"

Gündoğdu, icapçı nöbetçi astsubayının saat 22.45'de Genel Kurmay tarafından yayınlanan belge ile yanına geldiğini geldiğini belirterek, "Okumaya başladığımda darbe bildirisi olduğunu anladım. Darbeye karşı olduğumu personelime beyan ettim. Hemen bana bağlı olan gemi komutanlarıma telefon ile seyre hazırlık faaliyetlerinin iptal edilerek liman durumunda SABKOR Kırmızı'ya geçilip, cephaneliklerin anahtarlarının gemi komutanlarında toplanması, gemiye yabancı personelin alınmaması emrini verdim. İlgili kişilere ulaşmaya çalıştım. En büyük sıkıntım bana emir verecek makamların telefonlarıma cevap vermemesi. Bu duruma düşmemiz bizim suçumuz değil, başkalarının da ihmalleri var." ifadelerini kullandı.

Gemi komutanlarını TCG Albay Hakkı Burak gemisine topladığını ve bir süre olayları kendi aralarında değerlendirip, gemilerinde bir vukuat olmadığını gördükten sonra 00.01 sıralarında Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele'yi aradığını anlatan Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Donanma Komutanımıza 'Komutanım, lojistik destek gemileri komodorluğu gemileri SABKOR Kırmızı'da, gerekli emniyet tedbirlerini almış olarak vukuatsız şekilde emrinize hazırdır. Sizin emriniz doğrultusunda hareket edeceğiz.' dedim. Donanma Komutanımız ise 'Bahadır, benim emrim olmadan hiçbir gemiyi seyre çıkarma, Hayrettin İmren istese bile kaldırma.' emrini verdi. Ben de kendilerine 'Komutanım siz nasıl emrederseniz ben ona göre hareket edeceğim.' diye cevap verdim. Komutanımızın emrini yanımda bulunan gemi komutanlarıma sözlü olarak ilettim. Saat 02.32 sıralarında Donanma Komutanı Kösele beni arayarak, 'Kendisinin bir gemide olduğunu, gemilerin yakıt ihtiyacı olabileceğini, bu kapsamda bir gemiyi seyre hazır tutmamı' emretti. Ben de 'Komutanım TCG Albay Hakkı Burak gemisi istediğiniz zaman seyre kalkacak durumdadır.' dedim ve yanımda bulunan bu geminin komutanına gerekli talimatı verdim. Ben ve gemi komutanlarım saat 04.15 sıralarına kadar gemide bekledik, bizi kimse aramadı."

Gündoğdu, darbe girişimi sırasında emir komuta zinciri dışında herhangi bir kanunsuz ve hukuk dışı emir almadığını ve vermediğini savunarak, "Ayhan Bay ile görüştüğüm ve izinliyken karargaha gittiğim için tutuklandım. Ayhan Bay aynı binayı kullanmamız nedeniyle normal günlerde de karşılaştığım benden kıdemli birisidir. Binanın birinci katında ben varım, ikinci katında da İskender Yıldırım ve Ayhan Bay var. İskender Yıldırım yerinde olmadığı için Ayhan Bay'ın yanına gittim ve bilgi maksatlı çok kısa bir süre görüşme yaptım. Aşırı bilgi kirliliği ve kaosun olduğu bir ortamda benden kıdemli bir meslektaşıma danışmam normaldir." şeklinde konuştu.

Darbeden kesinlikle haberinin olmadığını öne süren Gündoğdu, "Benim askeri doktrine aykırı bir faaliyetim yoktur. Bu suçlamanın neye istinaden yapıldığının belgesini iddianamede göremedim. Haberim olsaydı izinde olmazdım. İcapçı nöbetçi astsubayıma bir mesaj olup olmadığının sorulmasını istememden daha doğal bir şey yoktur." dedi.

Sanık Gündoğdu, ByLock iddiasına ilişkin de söz konusu programı kullanmadığını ve yüklemediğini ileri sürdü.

Duruşma, tutuklu sanık Gündoğdu'nun çapraz sorgusuyla devam ediyor.