YEREL SİYASET SERTLEŞİYOR...

2019 yılında gerçekleştirilecek olan yerel seçim, genel seçim ve başkanlık seçimi için geri sayım hızla sürerken, siyaset arenası da her geçen gün ısınıyor ve kızışıyor. Zaten Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Lideri Devlet Bahçeli, Başkent Ankara’dan ve gittikleri toplantılarda, seçim mesajları vermeye başladılar.

Yani ülkemiz ufak ufak seçimlere hazırlanmaya başladı. 2017 yılının tamamlanmasına şunun şurasında bugünle birlikte, topu topu 45 gün kaldı. Bana göre 2018 yılı tam bir seçim atmosferinin yaşandığı bir yıl olacak. Yani çok sıkı bir 2018 yılı geçireceğimizi düşünüyorum, heyecanı ve temposu yüksek bir yıl olacak 2018 yılı.

Kuvvetle muhtemel, ilk seçim olan yerel seçim, takvim yaprakları 2019 yılının Mart ayının son haftasını gösterdiği zaman, Belediye Başkanımızı ve Belediye Meclis üyeleri ile muhtarlarımızı belirlemek üzere sandık başına gideceğiz.   

Yine Takvim yaprakları 2019 yılının Ağustos ayını gösterdiği günlerde ise Genel Seçim (Milletvekili Seçimi) ile Başkanlık Seçimi için yine sandık başına gideceğiz. 2 ayrı sandıkta, 2 ayrı oy kullanacağız ve Başkanlık Seçimine resmen gireceğiz.

 

BAŞKENT GERİLİMİ BİZİ GERMESİN

Başkent Ankara’daki bu siyasi gerilim, ufak ufak ilimizi ve özellikle ilçemizi de etkilemeye başladı. Son aylarda, özellikle AK Parti İlçe Başkanı Sevgili İdris Alp ile CHP İlçe Başkanı Sevgili İsmet İşeri arasında ki, gazete manşetlerinden dolayı, bir söz düellosu başladı.

Bazen bu ikili arasındaki söz düellosu, deyim yerindeyse biraz sertleşiyor. Tabi hal böyle olunca, iki cephe arasında da hava sertleşiyor. 2019 yerel seçimlerine 16 gibi bir zaman kaldı. Bu ikili arasında söz düellosu bu şekilde devam ederse, bana göre kandilerini ve partilerini yıpratırlar.

Bana göre, genel merkez düzeyinde ki seçim atmosferi ile yerel seçimin atmosferi ayrı olmalı. Yani genel siyasetle, yerel siyaseti birbirinden ayırmak lazım. Partilerin genel Başkanları Ankara’da zaten kozlarını paylaşıyorlar.

Ama yerelde ve genelde siyaset zaten aynı şartlarda yapılmıyor. Yaşadığımız yer olan, havasını soluduğumuz, ekmeğini yediğimiz yer olan Gölcük’te siyaseti fazla germemeliyiz, sertleştirmemeliyiz. İlçe Başkanlarının vereceği mesajlar, sağduyulu ve kendi partilerinin görüşleri olmalı.

Yoksa birbirimiz kırmanın dökmenin bir anlamı yok. Ben ikinizi de çok seviyorum sevgili başkanlar, nolur yerel siyaseti germeyin ve sertleştirmeyin. Aksine barışçıl ve birleştirici olun.

Allah ikinize de kolaylıklar versin. İşiniz kolay değil ama fazla de germenin bir anlamı yok.

 

SEÇİM BARAJI DÜŞER Mİ?

Yahu şu MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli enteresam bir lider, enteresan çıkışları olan bir politikacı. Geçmişte yaptığı pek konuşma ve görüşleri ile her zaman gündem yaratan ve gündem değiştiren Sayın Bahçeli’nin son açıklaması, oldukça büyük tartışmalarıda beraberinde getirdi.

Peki ne demişti Sayın Bahçeli, “Yüzde 10’luk Seçim Barajı, çok ağır” demişti. Bana göre de yüzde 10’luk seçim barajı çok ağır. Düşünsenize bir parti yüzde 9.9 oy alıyor, ama baraja takılıyor. Bu da çoğulcu demokrasiye yakışmayan bir durum.

Zaten siyasetçiler ve köşe yazarlarının bazıları da Sayın Bahçeli’ye hak vermiyor değil. Ama bana göre, Yüzde 10’luk seçim barajının biraz yumuşatılmasında, yarar var diye düşünüyorum.

Peki ya siz ne dersiniz?