'YA OLURSAM' KAYGISI

Kaygı tüm insanlarda bulunan ve insanın varlığını sürdürmek için gerekli olan bir duygudur. İnsanoğlunun varlığını devam ettirmek için kaygı duygusuna ihtiyacı vardır, çünkü kaygı duygusu insanı tedbir almaya yöneltir, insanı motive eder, dikkatini ve odaklanmasını artırır ve kişiyi harekete geçirir. Bununla birlikte kaygı düzeyi yüksek olursa ve olması gereken düzeyi aşarsa bu olumlu etkileri tersine döner. Yüksek doz kaygı  insanın dikkatini dağıtır, yeterince ve sağlıklı düşünmeden hareket etmesine neden olarak kişinin hata yapmasına veya hayat kalitesinin düşmesine neden olur.

Bugünlerde tüm dünyanın gündemini meşgul eden Coronavirüs salgını doğal olarak insanlarda hastalık bulaşma ve bulaştırma kaygılarında artışa neden oldu. Bu noktada kaygıyı bize yardımcı olacak düzeyde tutabilmek ve bize zarar verecek düzeye yükselmesini engellemek çok büyük önem arz ediyor. Yani hastalık ile ilgili elbette kaygı duyacağız ve almamız gereken tüm tedbirleri alacağız, hijyene dikkat edeceğiz, sosyal izolasyon kurallarına uyacağız, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için gerekenleri yapacağız, bunun için de bu konuda ehliyet sahibi olan otoritelerin önerileri doğrultusunda hareket edeceğiz. Ne bir adım eksik ne bir adım fazla. Eksik adım bizi hastalığa yakalanma ve ya hastalığı bulaştırma riski ile baş başa bırakır, fazla adım veya adımlar ise bizim hayatımızı daha da zorlaştırır.

Kısacası ağız, burun gibi mukozalar aracılığı ile vücudumuza giren ve akciğerlere yerleşerek hayatı tehdit eder hale gelen koronavirüs ile mücadele ederken beynimize yerleşen ve bize farklı tarzda zarar verme potansiyeli olan  “ YA OLURSA” virüsü ile de mücadele etmek zorundayız.

 

Uzm. Dr. Tuncer SAYDANOĞLU

Özel Medar Gölcük Hastanesi

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı