TÜRK HARB-İŞ SENDİKASI 'NIN DARBEYE KARŞI DİK DURUŞU

15 Temmuz akşamı ordu içindeki bir grup hainin kalkışma girişiminin bertaraf edilmesinde Milli Savunma Bakanı Sayın Fikri IŞIK ile Genel Merkez Yönetim kurulunun birlikte çalışması ve yoğun istişareleri sonucunda, Genel Merkez Yönetiminin kalkışmasının daha ilk saatlerinde şubelere verdiği talimatlar neticesinde, gerek fiili müdahaleler, gerek işçilerin normal mesai harcinde çağrılsalar dahi işe gelmemelerinin sağlanması, gerekse meydanlara çıkılması sağlanmıştır.
MİLLİ SAVUNMANIN GÖRÜNMEYEN ve BİLİNMEYEN kahramanları olan başta Türk Harb-İş sendikası Genel Merkez yönetimi, şube yöneticileri, temsilcileri, Sendikanın tüm organları ve onurlu, yürekli üyeleri ve aileleri demokrasinin ve Milli İradenin BİLİNEN VE GÖRÜLEN KAHRAMANLARI OLMUŞLARDIR
Darbe gecesinin gizli kahramanı MİLLİ SAVUNMA BAKANI Sayın Fikri  IŞIK tarafından Türk Harb-İş sendikasının milli iradeye katkısı ve yaptıkları şu şekilde anlatıyor.
HARB-İŞ SENDİKASININ İŞÇİLERİNE TALİMAT
Darbe girişiminin; sokaklara dökülen vatandaşlar ve hemen her yere operasyon yapan polisler tarafından bastırılmaya başlamasına rağmen, havada bulunan bazi F16 uçakları ve helikopterler ışıklarını kapatarak, alçak uçuş yaparak, belirledikleri mevzileri vurmaya devam ediyordu. Bu görüntüleri sosyal medya ve televizyonlardan takip eden Milli Savunma bakanı Fikri Işık, hemen yeni bir hamlesini devreye soktu. Bir F16 uçağının mühimmatla birlikte havalanması için minimum on üç kişiye ihtiyaç olduğunu ve bunlardan dokuzunun yer hizmeti veren sivil iştilerden oluştuğu biliniyordu. Ankara' da bulunan Harb-İş Sendikası Başkanı ve yönetimi kurulu üyelerini arayan Işık Akıncılarr Hava Üssü'nde, sendikaya bağlı sivil işçilerin acilen telefonla aranması ve yeni uçakların kalkışının her ne olursa olsun engellenmesi gerektiği talimatını verdi. O saatlerde üste görevli bulunan sivil çalışanlar, aldıkları talimat gereği havalanmaya hazır bir çok F16 uçağının ve İncirlik'ten gelen yakıt ikmal uçaklarının motor ve iniş- kalkış takımlarını bozarak, girişime büyük darbe vurdu. Ankara semalarında üçan ve hedeflerini bombalayan üçaklar da, kendilerini destek gelmeyince ve yakıt ikmali yapamayınca, mecburi iniş yapmak zorunda kaldı.
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'la ilgili bir başka detay ise çok dikkat çekici. Resmi programına göre 15 Temmuz'da Ankara'da  bakanlıkta bulunması gereken ışık, olaydan iki gün önce savunma sanayi ihracatçılar Birliği'nden kendisine gelen daveti kabul ederek programını  İstanbul olrak değiştiriyor. Yanında görevli bulunan emir subayı özel kalem müdürü tarafından İstanbul'daki programın önemsiz olduğu ve gidilmesinin tersiz olduğu telkinlerine karşılık, Bakan Işık, birlikten gelen ricayı kırmıyor ve programını değiştiriyor. Darbeci askerlerin Bakan'ı  Ankara 'da derdest erme planı da bu şekilde boşa çıkıyor. Ancak Işık' ın programını değiştirilmemesi ve Ankara'da kalması için ısrarla ve defalarca yapılan telkinler darbecilerin planlarını çok  önceden hazırladığı ve hiç bir gelimeyi şansa bırkamak istemediklerini göz önüne seriyor.
Yapılan açıklamalardan da görüldüğü gibi atlatılan tehlikenin büyüklüğü tüyler ürpertici. Allah üyelerimizi ve yüce Türk Milletini böylesi hainliklerin tekrarından korusun.