''HASTA SAYILARINDA ARTIŞ VAR''

Gölcük İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Çolular, pandemi süreci içinde olduğumuz bu dönemde maske, mesafe ve temizlik konularına uyulması, maskelerin düzgün bir şekilde takılmasının önemi ve evde izolasyon ve tatil dönüşünde kişilerin kendisini toplumdan izole etmeleri konusuna değindi. Çolular, konu hakkında yaptığı açıklamada “İlk olarak tedbirler üzerinde konuşmakta fayda var. Maske, mesafe ve temizlik konusunun aynı anda olması lazım. Biri olmadığı zaman diğerlerinin bir hükmü olmuyor. Maske, ağız ve burnumuzu kapatacak şekilde takılmalı. Herhangi bir aksesuar amaçlı olarak taşınmaması gerekir. Koruyucu bir faktör olduğunu bilmeliyiz. Bizi ve insanları koruduğunu bilerek hareket etmeliyiz. Dirseğe veya çeneye takma, yanında taşıma olmamalı. Sadece kolluk kuvvetleri cezai işlem uygular diye tedbir amaçlı taşımamak lazım. Bunun bizi koruduğunu, özellikle sars-cov2’ye bağlı covid-19 hastalığından koruduğunu bilmeliyiz. Aynı zamanda önümüz sonbahar-kış dönemi. İnfluenza’ya bağlı grip vakaları da olacaktır. Ondan da korur” dedi.

 ‘SOSYAL MESAFEYE UYMALIYIZ’
Çolular, “Solunum yolundan bulaşabilecek hastalıklara karşı koruyucu bir bariyer olduğunu bilmeliyiz. Aynı zamanda karşı tarafa saygımızın da bir göstergesidir. Bu bizim bir sorumluluğumuz. Sadece kendimizi korumak değil, kamuya karşı bir sorumluluğumuzdur. Maskeyi ağız ve burnu kapatacak şekilde düzgün takmamız lazım. Ağzımızı kapattığımız zaman karşı tarafı koruruz ama hastalık bize burundan bulaşabilir. Sosyal mesafeye uymalıyız. İnsanlarla aramıza 1,5 – 2 metre mesafe koymalıyız. Elimizi sık sık su ve sabunla yıkamamız lazım. Dezenfektan ve kolonya gibi şeyler de kullanabiliriz ama su ve sabuna ulaşabiliyorsak ellerimizi en 20 saniye boyunca yıkamamız lazım. Bu tedbirlere dikkat edersek salgındaki dramatik düşüşü göreceğiz. Artık toplumda süreç uzun sürdükçe rehavet veya sıkılma gibi şeyler başladığı için bazı kesimlerde tedbirler azaltılıyor. Bazı kişiler halen bu tedbirlere dikkatli bir şekilde uyuyor. Bazı kesimlerde de maalesef tedbirlerde yavaş yavaş azalma görüyoruz. Buna dikkat etmemiz lazım” dedi.

 ‘EVDE İZOLASYONDA HANE HALKIYLA AYNI EŞYALAR KULLANILMAMALI’
Evde izolasyon konusuna değinen Çolular, “İkinci hususumuz evde izolasyon. Sağlık Bakanlığı’nın yeni uygulaması ile birlikte, artık pozitif vakaları evde izolasyona uygunsa evde takip ediyoruz. Evde takip ettiğimiz zaman hane halkının da kendini koruması lazım. Evde bir pozitif vaka çıktıktan sonra eğer hane halkı birbirine teması çok sık bir şekilde yaparsa bu yarın ikinci, üçüncü pozitif vakalara dönebiliyor. Evdeki izolasyon için uygun bir oda varsa o odada kendini izole etmesi lazım. Maske takması lazım. Ortak kullanım eşyalarını mümkün olduğu kadar minimalize etmesi lazım. Hane halkıyla aynı eşyaları kullanmamalı. Odanın sık sık havalandırılması lazım. Ortak kullanım alanları olan banyo, mutfak gibi yerleri sık sık havalandırmak lazım. Bir de kişi, covid şüphesi ile hastaneye gidiyor. Covid temaslısı değil, normal bir vatandaş. Ateş, öksürük gibi belirtilerle hastaneye gidiyor ve PCR veriyor, tomografi çekiyor. Bu kişi, test sonuçları çıkana kadar kendini Covid-19 hastası gibi değerlendirmesi lazım” dedi.

 ‘İZOLASYON KOŞULLARINA RİAYET ETMELİ’

Çolular, açıklamasını sürdürerek “Normal topluma karışmamalı, apartman toplantısına gitmemeli, güne gitmemeli, toplu taşıma kullanmamalı. Aksi ispat edilene kadar kendini covid-19 hastası gibi değerlendirip izolasyon koşullarına riayet etmeli. Bir kişi hastaneye gidip test verdiği zaman test veren kişiye bir ilaç başlanıyor ve bu kişi çalışıyorsa beş günlük istirahat raporu veriliyor. Bu süre içinde kişi kendini izole etmeli. Haneden biri; kendisi, eşi veya çocuğu hastaneye gitti ve covid ile alakalı bir test verdi. Test sonucu çıkana kadar bu kişi, aksi ispat edilene kadar dışarı çıkmamalı, okula gitmemeli. Anne pozitif oldu, çocuk yakın temaslı. Bu çocuk da pozitif olabilir ve çocuktan test almak gerekebilir. Kişiler izolasyon tedbirlerine riayet edebilirlerse hastalığı belli başlı yerlerde durdurmuş oluruz. Özellikle aile içerisinde, akraba ilişkileri yüksek olan yerlerde dramatik artışlar görüyoruz. Bu kişilerde bir vaka, bir anda 3 vaka, 5 vaka, 10 vakaya kadar çıkabiliyor. Böyle olduğu zaman karantina tedbirleri uygulamak zorunda kalıyoruz. Bu bir ceza değil, onları koruma maksatlı alınmış bir karardır. Salgının ilerlemesini bu şekilde engellemeye çalışıyoruz” dedi.

 ‘KESİNLİKLE REHAVETE KAPILMAMALIYIZ’
Sözlerine devam eden Çolular, “Türkiye genelinde, ilimizde ve ilçemizde vaka sayılarında genel olarak bir artış var. Bu sadece vaka sayısı olarak düşünülmesin. Vaka, temaslı sayıları oluyor. Maalesef ölümleri de görüyoruz. Bunlar bizim için önemli göstergeler. Bir yerde covide bağlı ölüm olması birçok faktöre bağlı. Ancak bu, hastalığın gücünde herhangi bir azalma olmadığını, yayılma gücünün yüksek olduğunu, öldürücü olduğunu gösteriyor. Artış ve ölüm sayılarının devam etmesi, tedbirlere sıkı sıkıya sarılmamız gerektiğini gösteriyor. Kesinlikle rehavete kapılmamalıyız. Etkili bir aşı ve tedavi bulunana kadar, bulunduğu zaman topluma yayılması lazım, aynı tedbirleri aynı şekilde devam ettirmeliyiz. Sonbahar ve kış döneminde çok dikkat etmemiz lazım. Grip mevsimi ile birlikte bunlar birbirlerine karışacak. Şikayetler birbirine benziyor. Böyle olduğu zaman acilin ve sağlık çalışanlarının yükü artacak. Kurallara uymazsak kaos ortamı yaşanabilir. Buna sebep vermemek için bu tedbirlere sıkı sıkıya riayet etmemiz gerekiyor. Bizim bu tarz durumlarda, toplu etkinliklere katılmamamız lazım. Bizi en çok zorlayan hususlar bunlar. Kurallara uyan birisi covid-19 olduğu zaman biz çok sıkıntı yaşamıyoruz. Çünkü gittiği yerleri ve temas ettiği yerleri bize çok net ifade edebiliyor. Çünkü çok fazla toplu organizasyonlara karışmamış. Biz burada yakın temaslı kişileri tespit edebiliyoruz” dedi.

 ‘VİRÜSÜN İNSANDAN İNSANA CİDDİ FARK GÖSTERDİĞİNİ GÖRÜYORUZ’
Açıklamasına devam eden Çolular, “Fakat bir kişi covid şüphelisi olup toplu organizasyonlara katılmışsa çok ciddi problem yaşıyoruz. O ortamda kimlerin olduğunu, maske takıp takılmadığını, kaç dakika birlikte kaldıklarını bilmiyor ve tespit edemiyoruz. Bu durumlarda yakın temaslıların tespitinde ciddi sıkıntı yaşıyoruz. Gün gibi etkinlikler, apartman toplantıları, asker uğurlamaları, düğün ve kına organizasyonlarının mümkünse ertelenmesi veya yapılmaması lazım. Tedbirlere sıkı sıkıya bağlı kalmak lazım. Ertelemesi mümkün olan şeyleri yapmamak lazım. Toplu bir şekilde bir araya geliyorsak maske, mesafe ve temizlik kurallarına uymamız lazım. Bizim toplumda çok sık gördüğümüz, herhangi bir şikayet veya bulgu göstermeyen pozitif vakalar görüyoruz. Bu kişiler konuştukları zaman, öksürdükleri zaman havaya damlacık dediğimiz su buharı saçıyor. Bunlarda bu virüs var. Başka bir kişi o virüsü aldığı zaman bu kişi hastalanabiliyor ve ciddi semptom gösterip hastanede yatması gereken bir hasta da olabilir. O kişide bir sıkıntı yaratmadı, herhangi bir şikayet olmadı, bende de olmaz dememek lazım. Virüsün insandan insana çok ciddi fark gösterdiğini görüyoruz. Vaka kaynağı şikayeti olmayan bir birey, o vaka kaynağından birçok kişiye yayıldığını düşünelim. Kendisi hastaneye yatmadan atlatabilirken bulaştırdığı kişilerden hastaneye yatan, yoğun bakıma alınan veya ex olan vakalar olabilir. Bu bakımdan bizim kim hasta, kim değil bilemeyeceğimiz için muhakkak maske ve mesafeye çok dikkat etmemiz gerekir” dedi.

‘TATİLDEN SONRA EVDE KENDİMİZİ İZOLE EDELİM’
Son olarak tatil dönüşüne değinen Müdür Çolular, “Tatil dönüşü, belirti göstermeyen pozitif vakaları sık görebiliyoruz. Bu kişinin şikayeti olmaması, bazen virüs yüküyle alakalı oluyor. Virüs yükü burada çok önemli. Kişinin ne kadar virüsle muhatap olduğu, virüsü ne kadar aldığı çok önemli. Bazen az miktarda virüs aldığı zaman bunu daha hafif seyirde atlatabiliyor. Veya bağışıklık sistemi güçlü gelip o virüsü yenebiliyor. O kişiler asemptomatik, şikayetsiz atlatabiliyor ama bulaştırıcı oluyorlar. Bu kişiler maalesef çok sık. Kişi tatilden dönmüş, tatilden döndüğü zaman ya tarama maksatlı test yapmışız, pozitif tespit etmişiz ya da çok hafif semptomlarla hastaneye başvurmuş, hastane test yapmış ve pozitif çıkmış. Bu kişilerin şunu yapması lazım. Kişi emekliyse ve herhangi bir yerde çalışmıyorsa tatil dönüşü en az 3 – 5 gün kendini evde izole etsin, çok fazla topluma karışmasın. İlle de dışarı çıkması gerekiyorsa muhakkak maskesini taksın. Dikkatli hareket etsin. Bu süre zarfında şikayeti gelişirse maskesini takarak bir sağlık kuruluşuna başvursun. Ama eğer kişi çalışansa, mümkünse tatilinden birkaç gün önce gelsin. İşbaşı yapmadan önce gelsin ve kişi kendini evde izole etsin. Çünkü gerçekten özellikle bu dönemlerde tatil dönüşü gelip pozitif çıkan vaka oranımız fazla. Bu bakımdan bu kişiler, önce kendini birkaç gün evde izole edip dışarı çok çıkmayıp kendini takip etmeli. Herhangi bir şikayeti gelişirse bir sağlık kuruluşuna başvurması çok önemli. Çünkü bu bir sorumluluk. Bu kişi, daha sonra işe başladığı zaman pozitif vaka olduğunu görüyoruz. Daha sonra işyerinde çok ciddi temaslı oranı oluyor. İşgücü kaybı oluyor. Kamuda olduğu zaman kamu personeli azalıyor. O bakımdan tatil dönüşünde mümkünse birkaç gün vatandaşlarımızın kendini izole etmesinde fayda var” dedi.