''GÖLCÜKSPOR'U DÜŞÜRENLER OLARAK TARİHE GEÇERSİNİZ ''

Gölcükspor...

30 yıldır profesyonel olan bir kulüp.. Tarihinde bir defa 2.ligi gördü.. Yıllar yılı her sezona iddialı başladı , sonunu hiç getiremedi.. Geçmişte, çok daha fazla seyircisi olan, Deplasmanlara bir kaç otobüsle giden  takımdı Kırmızı Siyahlılar.. Sportif başarı gelmeyince, Takımı yönetenler de iletişim özürlü olunca, Git gide azaldı taraftar sayısı.. "Az olsun, öz olsun, borcu harcı olmasın, Her hafta bir burda, bir deplasmanda çıksın oynasın işte" denilerek yıllar kaybedildi. heyecan yitirildi.. Gün geldi, Gölcüklü bile Gölcükspor'dan bir haber haline geldi.. Kavaklı dan bir türlü çıkamayan, Gölcük'e mal edilemeyen kulüp, tabir yerinde ise ne aktı, ne koktu.. İsmail Gençdemir, Adem Ellibeş ikilisi düzgün ama yetersiz yönetti bu kulübü.. Büyütemedi, reklamını yapamadı, sokağa, taraftara sevdiremedi.. Evet  disiplinli, ciddi bir yönetim vardı ama, Spordaki o heyecan sağlanamadı... Ardından Ahmet Şahin yönetimi geldi.. Şahin ilk yıl iyiydi fakat, Sonrasında o da kulübü kabuğuna çekti, "Ben bilirim, ben yaparım" diyerek, Gölcükspor için "iyi niyetle" kötü işler yaptı... İsmail Gençdemir 'den borçsuz alınan Gölcükspor, Bir anda borç batağında buldu kendini... Ve şimdi de Hüseyin Çardak yönetimi cebelleşiyor Gölcükspor da. "Borç ne oldu, kime ne verilecek ?" rivayet çok... Biri 4 diyor, kimi 5.. Yönetimin bir bölümü küsmüş , gitmiş.. Yedek yöneticiler görev almaya gönülsüz. Kulüpte icralar peş peşe.. Gelirler kesilmiş, elde yok, avuçta yok.. Şu tespiti yapmak lazım.. Bu takımdan ne geçmişte, ne şimdi kimse şahsi menfaatine para falan yememiştir.. Bunu söyleyen, iddia eden varsa kanıtları ortaya koymalıdır.. Kaldı ki, bir üyenin dernekler masasına müracatıyla kolaylıkla mümkündür.. Bu, Hüseyin Çardak yönetimi de dahil, geçmiş yönetimlerin "kayda geçen ve geçmeyen" tüm hesapları incelenerek yapılabilir... Kim ne yaptıysa iyi niyetle, Gölcükspor için yapmış ama becerikli olamamıştır.. "Cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla döşenir" sözü doğru çıkmış, Gölcükspor "Daha iyi olsun" denilirken ne yazık ki bir batağa saplanmıştır.. Yetmemiş, kişilerin kavgası Gölcükspor'u da aşmış, Mesele, etnik köken kavgasına kadar indirgenmiştir.. Kişiler birbirleri ile  uğraşırken olan Gölcükspor'a olmuştur... Sadi Hoca, çantasını toplayıp giderken, Gölcükspor ne yazık ki Türk spor camiasına rencide edilmiştir.. Bugün gelinen nokta da herkes takkeyi önüne koymalıdır.. İktidarın İl Başkanı,  Bu kentin Belediye Başkanı, Gölcüklü Sanayi Odası Başkanı, yöneticisi,amiri,memuru , eşrafı oturup düşünmelidir.. Gerekirse "Dere geçilirken at değiştirilmez" denmeli, Çardak yönetimine zaman ve imkan verilmeli, sezon bittikten sonra da kongreye gidilmelidir.. Ya da bu kentin büyükleri raconu kesmeli, " Arkadaş sen şöyle kenara çekil" denilerek bu kulüp  bataktan kurtarılmalıdır.. Çünkü, sorun artık Hüseyin'i, Ahmet'i,Mehmet'i aşmış, Gölcükspor'un geleceği söz konusu olmaya başlamıştır.. Bu kulübü sportif başarısızlık değil, dedikodu, yalan, dolan ligden düşürür.. Bir de ,yukarda saydıklarımın ilgisizliği.. Ve Gölcükspor bu ligden düşerse, bir daha profesyonel ligi zor görür... Sözün özü; Herkes hayatta iyi bir şeyler yapıp, ilerde iyi anılmak, hatırlanmak ister.. Eğer siz, Gölcükspor'u seven, Gölcüksporluyum diyen, bu kenti yöneten ve imkanı olanlar bugün harekete geçmezseniz, Tarihe " Gölcükspor'u ligden düşürenler olarak geçersiniz".. Bu Hüseyin Çardak için de böyledir, sizler için de.. Takkeyi önünüze alıp düşünün, Gölcükspor için ne yapacaksanız kararınızı verin.. Ya kestirip atın, bu kulüp ne olacaksa olsun.. Ya da " Gölcüklü" olmanın hakkını verip bu takıma sahip çıkın... Gerisi sizin bileceğiniz iştir.. Kalın sağlıcakla...     Q