ALP VE KESKİN 15 TEMMUZ’U ANLATACAK

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin 51'i tutuklu, 12'si firari 86 sanığın yargılanmasına yarın devam edilecek.   Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı ve bağlı birimlerdeki eylemlere ilişkin hazırlanan, Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen 852 sayfalık iddianamede, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in yanı sıra eski Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem ve eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren'in de aralarında olduğu 86 sanık bulunuyor.   İddianamede, darbe girişimi sırasında Yavuz Fırkateyni'nde alıkonulan eski Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele ile darbeci askerler tarafından gözaltına alınarak İstanbul'a gönderilen dönemin Harp Filosu Komutanı Tümamiral Ahmet İskender Yıldırım ve eski Donanma Komutanı Kurmay Başkanı Tuğamiral Yalçın Payal "müşteki" sıfatıyla yer alıyor. Darbe girişiminin başarısız olmasının ardından kaçan eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren, eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici ve eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay'ın Kocaeli'de saklanması ve İstanbul'a götürülerek kalacak yer ayarlanmasında yardımcı olduğu ve Donanma Komutanlığı'ndaki rütbelilerden sorumlu "mahrem abi" olduğu belirlenen, Kazakistan'da yakalandıktan sonra iadesi yapılan "Aydın" kod isimli Zabit Kişi'nin de bugünkü duruşmada savunma yapması bekleniyor.   Geçen celse eski Donanma Komutanı dinlenildi FETÖ'nün darbe girişimi sırasında TCG Yavuz Fırkateyni'nde alıkonulan eski Donanma Komutanı emekli Oramiral Veysel Kösele, geçen celsede müşteki olarak dinlenildi. Sanık avukatlarının sorularını da yanıtlayan Kösele, o gece hiçbir gemiye hareket emri vermediğini belirterek, "Dalış timlerini görevlendirerek denizden gelecek tehditlere karşı koymaları ve emniyeti sağlamaları emrini verdim. TÜPRAŞ'ta yangın çıktı, gemilerin kaldırılması emrini vermedim. Dolayısıyla görev grubu komutanları bana danışmadan gemi kaldıramazlar. Eğer bunu yapıyorlarsa amaçları farklıdır." diye konuştu. Veysel Kösele, gemilerin seyre kaldırılması emrinin alt rütbelilerce sorgulanamayacağını dile getirerek, "Ama sonraki faaliyetlerde gemilerin geri dönmesine çağrılarına uymayan, top atışı yapanlar darbenin içindedir." dedi.   TCG Yavuz Gemisi'nde hazırlattığı mesajı imzalayarak, tüm gemilere yazılı ve sesli olarak geçilmesini emrettiğini anlatan Kösele, "Ancak geminin 2. komutanı Meftun Metin, mesajın çekilmesini engellemiş. Darbenin bertaraf edilmesine yönelik yazdığım mesajın çekilmesini engelleyen herkes bana göre darbeyi desteklemiştir, suç işlemiştir." ifadelerini kullandı.   “Gölcük'ü kuran Türk Donanması'dır" FETÖ'nün darbe girişimi sırasında, darbeci eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren talimatıyla, eski Kurmay Başkanı Tuğamiral Yalçın Payal ile zor kullanılarak alıkonulan ve cezaevi nakil aracıyla İstanbul Maltepe'ye götürülürken Gebze'de polis ekiplerince kurtarılan İstanbul Kuzey Deniz Saha Komutanı Tümamiral Ahmet İskender Yıldırım da müşteki olarak verdiği ifadelerinde şunları söyledi: "Aynı zamanda 40 yıllık arkadaşım Tuğamiral Hayrettin İmren'e onlarla gitmeyeceğimi, derhal Ankara ile konuşmak istediğimi söyledim. Bunun üzerine İmren ve yanındaki albay Muharrem Aslan iki koluma girip direnmeme rağmen, sürükleyerek alt kata doğru beni indirmeye başladılar. İmren tarafından zorla Merkez Komutanlığı'na getirildim ve komutan odasına kilitlendim. Burada Donanma Komutanı'nın durumdan haberi olmadığını söyledim. Hayrettin İmren 'O kansız satılmış.' dedi. Bu sırada televizyonda Cumhurbaşkanı'nın cep telefonu konuşmasının yayınlaması üzerine, Başkomutanın bunun darbe olduğunu açıkladığını, bu durumdan vazgeçmelerini, yaptıklarının darbe olduğunu, idamla yargılanacaklarını, bizi serbest bırakmalarını defalarca söyledim. İmren, Cumhurbaşkanı için 'O satılmış.' dedi. Cumhurbaşkanı'nın konuşmasının ardından Merkez Komutanlığı'nın önünde halk toplandı. İmren dışarı çıktı. Silahların hazırlandığını fark ettim. Kapıyı zorlayıp dışarıya çıktım. 'Gölcük'ü kuran Türk Donanması'dır, burada insanlar ölürse dünyaya rezil oluruz.' dedim."   Müşteki Tuğamiral Payal Önceki duruşmada, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında, darbeci eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren'in talimatıyla zor kullanılarak alıkonulan ve cezaevi nakil aracıyla İstanbul Maltepe'ye götürülürken Gebze'de polis ekiplerince kurtarılan dönemin Kurmay Başkanı Tuğamiral Yalçın Payal da müşteki sıfatıyla dinlenildi. Duruşmaya Ses ve Görüntü Sistemi (SEGBİS) ile bağlanan Payal, "Eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren, yanında emir astsubayı İsmet Coşkun ve İstihbarat Şube Müdürü Albay Muharrem Aslan ile yanıma geldi. İmren ve Aslan, arzum dışında görevimi yapmayı engelleyecek şekilde beni etkisiz hale getirerek, gözaltına aldı. Beni Merkez Komutanlığına götürürlerken, onlara ve diğer subaylara bu yaptıklarının kanunsuz olduğunu, vatana ihanet olduğunu, idamla yargılanacaklarını defalarca söyledim. O sırada Donanma Komutanı Veysel Kösele aradı. Gözaltına alındığımı ve Donanmadaki kalkışmanın başının Hayrettin İmren olduğunu rapor ettim. Kösele, İmren ile görüşmek istedi ama o görüşmek istemediğini söyledi. Daha sonra beni nezarethaneye kapattılar." ifadelerini kullandı.   Albay Muharrem Aslan'ın kendisine Genelkurmay'ın emri ile hareket ettiklerini ve zorluk çıkarmamasını istediğini söyleyen Payal, "Aslan'a yanlış yaptıklarını, vatana ihanet ettiklerini, cezalandırılacaklarını söyledim. Bana emir kulu olduğunu söyleyerek, sıkıyönetim mesajının geldiğinden bahsetti. Harp Filosu Komutanı Tümamiral Ahmet İskender Yıldırım'ın emrine girmesini söylediğimde kabul etmedi ve telefonumu aldı." dedi.   "Donanma Komutanı da kim, ben emirleri Ankara'dan alıyorum" Darbe girişimi sırasında, Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele ile Komodor Kurmay Albay Levent Kerim Uça'yı kamaraya kapatan TCG Yavuz Savaş¸ Gemisi'nin 2. Komutanı eski Kurmay Yarbay tutuklu sanık Meftun Metin ise firari Tümamiral Ayhan Bay ve TCG Yavuz Gemisi Komutanı Yarbay Sezayi Özgür Öztürk'ün emirlerini uyguladığını belirterek, "Biz darbeye, darbecilere karşı çıktığımızı sanıyorduk. Gemi ve personeli sağ salim birliğe götürmek için çalıştık. Darbeci olduğunu düşündüğümüz Kösele ve Uça'yı kamaraya kapatmamız o gecenin şartlarında gayet normal bir hareketti. Kaldıkları kamara VIP ve lüks bir mekandır. Yiyecek ve içecek vardı. Konforlu bir şekilde misafir ettik. Donanma Komutanı'nın 'Emir komuta bende' şeklindeki mesajını sahte olduğuna inandığım için yayınlamadım." şeklinde savunma yaptı.   "Adımın sıkıyönetim listesinde olması darbeci olduğum anlamına gelmez” Duruşmada, darbe girişimi sırasında helikopterlere yakıt ikmali yapılması emrini verdiği gerekçesiyle "Cumhurbaşkanına suikaste yardım etmek" suçundan yargılandığı davada 15 yıl hapis cezasına çarptırılan eski Deniz Hava Ana Üs Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma ise geçen celsedeki savunmasında, şunları söyledi: "Dönemin Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu telefonla aradı. Bana, 'sağda solda helikopterler uçuyor. Bunlar size mi ait?' diye sordu. Bunların bize ait olmadığını söyledim. Donanma Komutanlığı'ndan 2 amiralin derdest edilip tutuklandığını söyledi. Ben de Donanma Komutanı ile görüştüğümü, onun emrinde olduğumu ve darbe yanlısı olmadığımı söyledim. Vali bey memnuniyetini dile getirerek, telefonu kapattı. Darbeci olsam Donanma Komutanı ve Vali ile görüşür müyüm?"   "Darbeci olsaydım İstanbul'u bombalayabilirdim" Geçen celse savunması alınan Marmara Denizi'nde darbecilerin kararlılığını göstermek amacıyla 3 atım top atışı yapılması talimatını veren eski TCG Salihreis Savaş Gemisi Komutanı Deniz Kurmay Yarbay Arif Çırtlık'ın çapraz sorgusunda verdiği çelişkili ifadeler dikkati çekti. Savcının, darbe girişimi ve sıkıyönetim direktifinin saat 21.26'da WhatsApp grubundan paylaşıldığını ancak kendisinin bunu 23.00 sularında öğrendiğini söylediğini hatırlatması üzerine, "Ben 4-5 saat görevdeydim ve sürekli işimle ilgilendim. O arada WhatsApp'tan görmedim. Zaten köprünün askerlerce kesildiğini, Ankara'da bombalama olaylarının olduğunu ve Başbakan'ın konuşmasından bir şeyler olduğunu biliyordum. Ama bu darbe mi kalkışma mı başka bir şey mi bilemiyordum. Ben terör saldırısı olduğunu sanıyordum. Verilen emirleri yerine getirdim. Pişman değilim." diye konuştu.   Top atışı emrini, Donanma Komutanı Veysel Kösele'nin de içinde olduğu TCG Yavuz Gemisi'ni korumak amacıyla yaptığını söyleyen Çırtlık, "Darbeci olsaydım, gemide 400 top mermisi vardı. Boğaz Köprüsü'nü, Kadıköy'ü, bütün İstanbul'u bombalayabilirdim." şeklinde ifade verdi.   -"Top atışı yapıldığında darbe bastırılmıştı. Niçin top atışı yapıldı?"   Başbakanlık avukatı Halit Çokan'ın, yasak olmasına karşın 3 atım top atışı yapılması talimatının yerine getirmesini sağlayan TCG Kemalreis Savaş Gemisi'nin 2. Komutanı Deniz Kurmay Hasan İlhan'a, "Top atışı yapıldığında darbe bastırılmıştı. Niçin top atışı yapıldı?" şeklindeki sorusuna, "Komutanlarımız bize, 'Gemileri derhal Gölcük Limanı'na götürün veya en yakın limana gidin' şeklinde bir emir verseydi onu yerine getirirdik. Sonuçta gemi komutanının ve komodorun emrinde olduğumuz için darbeci tarafta olmadığımızı düşündüm. Çılgın bir pilot gemimize bomba atabilirdi. Gemide 35 bin ton akaryakıt ve 70 ton mühimmat vardı. Gemimiz isabet alsaydı büyük bir patlama ile tamamen yok olurdu, 72 personelimiz hayatından olabilirdi. Biz gemimizi güvenli bir şekilde Gölcük'e götürdük." cevabını verdi. Mahkemenin ara kararı Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde 26 Ocak'ta, özel olarak yapılan salondaki duruşmada, mahkemenin ara karar öncesinde cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanıkların tahliye taleplerinin reddine, tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istemişti. Mahkeme heyeti ara kararında, Tümamiral Ahmet İskender Yıldırım, Tuğamiral Yalçın Payal ile eski Donanma Komutanı emekli Oramiral Veysel Kösele'nin emir astsubayı Yalçın Gül'ün suçtan zarar gördükleri gerekçesiyle müşteki sıfatıyla dava ve duruşmalara katılmasının kabul edilmesine karar vermişti. ALP VE KESKİN DİNLENECEK Ayrıca mahkeme, AK Parti Gölcük İlçe Başkanı İdris Alp ve dönemin Gölcük İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Keskin'in tanık olarak dinlenmesine, sanıkların tahliye taleplerinin reddi ile tutuklu 50 sanığın bu hallerinin devamına hükmederek, duruşmayı ertelemişti.