DOKUZ ASIRDIR AYAKTA DURUYOR

(İHA) - 1200’lü yıllarda inşa edildiği düşünülen ve Bizans’ın en önemli savunma hatlarından birisi olarak tarihe geçen Eskihisar Kalesi, 9 asırdır yıkılmadan ayakta duruyor. Dönemin en önemli ticaret yollarının geçtiği Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bulunan kale, asırlarca başkent İstanbul’a giden deniz yollarını koruyan en önemli kalelerden birisi olarak gösteriliyor. O dönemde inşa edilen savunma kalelerinden farklı olarak iç kısmında bir kale daha bulunan Eskihisar Kalesi, denizden 35 metre yükseklikte yer alıyor. Şu anda Körfez’in güzelliklerini vatandaşlara gösterebilmek için içerisinde çeşitli kültürel aktiviteler gerçekleştirilen kale, Yeşilçam’ın unutulmaz filmlerinde de yer aldı.

"1241 yılında Dakibiza Kalesi’nin burada var olduğunu biliyoruz"
Kalenin ismini aldığı Eskihisar Mahallesindeki ilk yerleşimler hakkında bilgi veren Tarihçi-Yazar Recep Kankal, "Kaynaklarda Çoban Mustafa Paşa’nın Kanuni döneminde Gebze’nin merkezindeki camiyi yaptırırken, Mısır’dan getirdiği taşları 7 ustaya aldırdığı, bu 7 ustanın da Eskihisar köyünde kalarak burada 7 haneyi kurduğu ve bu şekilde de köyün 1520’lerde oluştuğu söyleniyor. Bunun öncesinde ise Bizans dönemine kadar giden bir süreci var. Kalenin ilk 1241 senesinde kayda geçtiğini görüyoruz. Bizans döneminde Latinler Çorlu tarafını muhasara ediyor ve Çorlu muhasarasında İznik de bulunan imparator 3. İoannis, İstanbul üzerine bir muhasara girişimi de yapıyor. Çorlu’ya ulaşamayacağını bildiği için İstanbul’a bir taarruz akını başlatıyor. Taarruz sırasında Kocaeli yarımadasına geliyor. Buradaki kaleleri zapt ediyor ve bundan sonra tarihi kaynaklarda 1241 yılında başlayan Eskihisar Kalesi olarak geçmese de Dakibiza Kalesi’nin burada var olduğunu biliyoruz. Bundan önce de kalenin 1241 yılının öncesinde yapıldığını biliyoruz ama net olarak yapılış tarihini bilemiyoruz. Ama 12. ve 13. yüzyıllar arasında böyle bir kalenin burada inşa edildiğini biliyoruz" dedi.

"İstanbul’a gelişte özellikle güvenliği sağlayan çok önemli bir nokta"
Yalova'nın Altınova ilçesine kadar geçen alandaki en kestirme yolun Diliskelesi olduğunu aktaran Kankal, "Yani hemen Eskihisar Kalesi’nin sol tarafında kalan alan, bugünkü Dilovası, Osmangazi Köprüsü’nün ayaklarının olduğu kısım ve karşısında bulunan Altınova, bu iki alanın tarihten bu yana önemli özelliği var. Burası ticaret yolu ve hac kervanlarının da geçtiği bir yer. Askeri anlamda da korunaklı bir bölge olması gerekiyor. Anadolu'daki ve Bizans topraklarındaki diğer savunma kalelerinden farklı olarak içerisinde bir iç kale olduğunu görüyoruz. Bizans döneminde yapılan savunma kaleleri genellikle tepe noktalarda. Eskihisar Kalesi de yine aynı şekilde Körfez’e nazır Altınova’yı gözetleyen ve Hersek civarındaki gelebilecek herhangi olası bir askeri saldırıyı engelleyecek şekilde tepe noktada ki denizden 35 metre yükseklikte. Kalenin 11 tane kulesi var ve ana kapıyla birlikte 5 tane kapısı var” diye konuştu.

"Kalenin iç kale kısmındaki yer altında bir su sarnıcı bulunuyor"
Kalenin 1969 senesinde tescillendiğini anlatan Kankal, "O zamanki Müzeler Müdürlüğü Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak burada bir tescil yapıyor ve bu tarihten sonra 1989 senesine gelene kadar bir restorasyon süreci devam ediyor. 2000’li yılların başında Kocaeli Müze Müdürlüğü tarafından bir restorasyon yapılıyor ve burada önemli bir kalıntı bulunuyor. Kalenin iç kale kısmındaki yer altında bir su sarnıcı bulunuyor. 8 sütunlu olan bu sarnıcın sağlam bir şekilde geldiği ortaya çıkıyor ve sarnıcın yani su deposunun böyle bir kaleyi besleyen belki de buradaki ahaliyi, köyü besleyen bir su deposunun da olduğu ortaya çıkarılmış oluyor. 2001 yılından sonra ise kalenin iç kısmındaki tiyatro kısımları tamir ettiriliyor ve mevcut Gebze Belediyesi tarafından buralar halka açılıyor. Kalenin içerisinde ilk başta Eskihisar şiir akşamları anlamında gece düzenleniyor ve 5-6 sene boyunca bu etkinlik Türkiye çapında ses getiren kültürel aktivite olarak halkın da gelip görmesi, ziyaret etmesi, Körfez’in o güzel sahilinde bu şekilde şiir dinlemesi için de bir imkan sağlanıyor” şeklinde konuştu.

“Önemli özelliklerinin yok olmadan günümüze kadar geldiğini görüyoruz”
Kalenin giriş kapısı üzerinde gamalı haç ve balıksırtı motiflerinin bulunduğunu dile getiren Kankal, “Bunun özellikle taştan değil tuğlayla yapıldığını görüyoruz ve hala daha 9 asra yakındır ayakta duran bu kalenin çok önemli özelliklerinin yok olmadan günümüze kadar geldiğini, bu anlamda Anadolu’daki savunma kaleleri arasında da farklı bir özellik olarak dikkat çekici bir yönünün de olduğunu söylememiz mümkündür” ifadelerini kullandı.

“Yeşilçam ekranlarında Eskihisar kalesini görmüş oluyoruz”
Tarihi boyutunun yanı sıra kalenin sinemada da kullanıldığını vurgulayan Kankal, “Eskihisar’da Türk sinemasında Yeşilçam sahnelerine yansıyan 3 filminde çekildiğini görüyoruz. Tescilden birkaç sene önce yapılıyor. 1966 senesinde Kartal Tibet’in başrolde oynadığı Ölmeyen Aşk filmi de burada, kalenin yamacında çekiliyor. O zamanki siyah beyaz ekrana baktığımız zaman kalenin bugünkünden 20 metre daha içeride olduğunu, kale duvarının denize sıfır olduğunu o sahnelerde görüyoruz. 1950’li yıllarda Leylaklar Altında filminde kısa bir şekilde burada kalenin varlığını görüyoruz. Ama en renkli görüntüyü de daha yakın zamanda Adile Naşit’in vefatından 1 yıl önce 1986’da çekilen İki Milyarlık Bilet filminde de daha net bir şekilde kaleyi görüyoruz, köyü görüyoruz. Kalenin civarında geçtiği için o döneme ait de bir film sahnesi olarak Yeşilçam ekranlarında Eskihisar kalesini görmüş oluyoruz” ifadelerine yer verdi.