Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
fin yapı
medar
Arşiv Haber Girişi: 18.06.2021 - 16:53, Güncelleme: 18.06.2021 - 16:53

‘YOKSULLUK SINIRINDA YAŞAYANLARIN YÜZDE 70’İ KADIN VE KIZ ÇOCUKLARI’

 

‘YOKSULLUK SINIRINDA YAŞAYANLARIN YÜZDE 70’İ KADIN VE KIZ ÇOCUKLARI’

Kocaeli Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Tuğba Uğur ve Gölcük Sosyal Hizmet Merkezi Çocuk Gelişimcisi Eda Aksu, dün Gölcük Belediyesi Sanat Galerisi’nde, “Kadına Yönelik Şiddeti Önleme” konulu bir eğitim düzenledi
Kocaeli Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Tuğba Uğur ve Gölcük Sosyal Hizmet Merkezi Çocuk Gelişimcisi Eda Aksu, “Kadına Yönelik Şiddeti Önleme” konusunda, bugün Gölcük Belediyesi Sanat Galerisi’nde muhtarlara yönelik olarak bir eğitim düzenledi. Eğitime Kocaeli Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Uğur ve Gölcük Sosyal Hizmet Merkezi Çocuk Gelişimcisi Aksu’nun yanı sıra Gölcük Muhtarlar Dayanışma Derneği Başkanı Bilge Saral ve ilçemizde görev yapan mahalle muhtarları katılım gösterdi. GENEL BİLGİLER VERİLDİ Gerçekleştirilen eğitim programında sözü alan Kocaeli Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Tuğba Uğur, yaptığı konuşmada “Bugünkü eğitimde kadın - erkek eşitliği, kadına yönelik şiddetin tanımlarının, türlerinin ve yaygınlığının anlaşılması, kadına yönelik şiddetin kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkilerinin anlaşılması, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda uluslararası ve ulusal mevzuat ve kadına yönelik şiddet konusunda hizmet veren kurum ve kuruluşlar hakkında bilgiler vereceğiz” dedi. ‘YOKSULLUK SINIRINDA YAŞAYANLARIN YÜZDE 70’İ KADIN VE KIZ ÇOCUKLARI’ Sözlerine devam eden Kurum Müdürü Uğur, “Dünyada 1,3 milyar insan, yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Yoksulluk sınırının altında yaşayanlar arasında kadın ve kız çocuklarının oranı, yüzde 70 olarak belirlendi. Dünyadaki özel mülkiyetin yüzde 1’inin kadınlara ait olduğunu görmekteyiz. Ülkemizde milletvekillerinin yüzde 17’sini kadınlar oluşturuyor. Belediye başkanlarının ise yüzde 5’i kadın. Ülkemizde erkeklerin işgücüne katılım oranı yüzde 73’ken bu oran kadınlarda yüzde 34 seviyesinde. Aile içi ve kadına yönelik şiddet, kadın – erkek eşitsizliğinin hem nedeni hem de önemli bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’de 2002 yılında erkeklerdeki okuma – yazma oranı yüzde 95,3, kadınlarda ise yüzde 79,9 oranındaydı. 2017 yılında ise bu oran erkeklerde yüzde 98-9’a, kadınlarda yüzde 93,9’a çıkıyor” dedi. ‘KADINLARLA ERKEKLER ARASINDA CİDDİ UÇURUMLAR VAR’ Kurum Müdürü Uğur, açıklamasını sürdürerek “Genel anlamda istatistiklere bakıldığı zaman eğitim, sağlık, istihdam, siyaset ve pek çok alanda kadınlarla erkekler arasında ciddi uçurumlar olduğunu göstermektedir. Kadınları dezavantajlı durumda bırakan uygulamaların temelinde, kadın ve erkeğe yüklenen farklı kalıp roller ve toplumsal sorumluluklar yatmaktadır. Verilerde gördüğümüz ve gerçek yaşam pratiklerinde karşılaştığımız bu dezavantajlı konum, eşitsizlik ve ayrımcılığa neden olmaktadır. Eşitsizliğin ve ayrımcılığın sonuçları sadece kadınlar için değil, erkekler için de örseleyici olabilir. Bireyleri, aileleri, ülkenin bir bütün olarak insani gelişmesini etkiler. En ağır sonuçlarından biri, kadına yönelik şiddet ve buna bağlı ölümlerdir” dedi. ‘HER YIL 1,4 MİLYON İNSAN, ŞİDDET SEBEBİYLE HAYATINI KAYBEDİYOR’ Açıklamasına devam eden Kurum Müdürü Uğur, “Dünya Sağlık Örgütü, şiddeti şu şekilde tanımlıyor: İstemli bir şekilde, tehdit yoluyla ya da bizzat kişinin kendisine, bir diğer kişiye, bir gruba ya da topluma yönelik olarak yaralanma, ölüm, psikolojik zarar, gelişme bozukluğu veya gelişmede gerileme ile sonlanan ya da sonlanma olasılığı yüksek bir biçimde fiziksel güç ya da nüfuz kullanılmasıdır. Dünyada her yıl 1,4 milyon insanın şiddet nedeniyle hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir. Şiddet en çok kadınlara, çocuklara, yaşlılara, engellilere, göçmenlere, evsizlere ve mültecilere yönelmektedir. Dünyada en az her üç kadından biri, fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalmaktadır. Dünya çapında kadın cinayetlerinin yüzde 38’i, kadınların eşi ya da birlikte yaşadığı kişiler tarafından işlenmektedir. Şiddetin türleri de fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, cinsel şiddet ve ekonomik şiddet olarak söylenebilir. Bizim sizlerden talebimiz, olmasını elbette istemiyoruz ama olası bir şiddetle karşılaşıldığında kurumumuza haber verilmesi ve kurumumuzun 24 saat usulü ile çalıştığını mahalle halkına iletmenizdir” dedi.
Kocaeli Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Tuğba Uğur ve Gölcük Sosyal Hizmet Merkezi Çocuk Gelişimcisi Eda Aksu, dün Gölcük Belediyesi Sanat Galerisi’nde, “Kadına Yönelik Şiddeti Önleme” konulu bir eğitim düzenledi

Kocaeli Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Tuğba Uğur ve Gölcük Sosyal Hizmet Merkezi Çocuk Gelişimcisi Eda Aksu, “Kadına Yönelik Şiddeti Önleme” konusunda, bugün Gölcük Belediyesi Sanat Galerisi’nde muhtarlara yönelik olarak bir eğitim düzenledi. Eğitime Kocaeli Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Uğur ve Gölcük Sosyal Hizmet Merkezi Çocuk Gelişimcisi Aksu’nun yanı sıra Gölcük Muhtarlar Dayanışma Derneği Başkanı Bilge Saral ve ilçemizde görev yapan mahalle muhtarları katılım gösterdi.

GENEL BİLGİLER VERİLDİ

Gerçekleştirilen eğitim programında sözü alan Kocaeli Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Tuğba Uğur, yaptığı konuşmada “Bugünkü eğitimde kadın - erkek eşitliği, kadına yönelik şiddetin tanımlarının, türlerinin ve yaygınlığının anlaşılması, kadına yönelik şiddetin kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkilerinin anlaşılması, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda uluslararası ve ulusal mevzuat ve kadına yönelik şiddet konusunda hizmet veren kurum ve kuruluşlar hakkında bilgiler vereceğiz” dedi.

‘YOKSULLUK SINIRINDA YAŞAYANLARIN YÜZDE 70’İ KADIN VE KIZ ÇOCUKLARI’

Sözlerine devam eden Kurum Müdürü Uğur, “Dünyada 1,3 milyar insan, yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Yoksulluk sınırının altında yaşayanlar arasında kadın ve kız çocuklarının oranı, yüzde 70 olarak belirlendi. Dünyadaki özel mülkiyetin yüzde 1’inin kadınlara ait olduğunu görmekteyiz. Ülkemizde milletvekillerinin yüzde 17’sini kadınlar oluşturuyor. Belediye başkanlarının ise yüzde 5’i kadın. Ülkemizde erkeklerin işgücüne katılım oranı yüzde 73’ken bu oran kadınlarda yüzde 34 seviyesinde. Aile içi ve kadına yönelik şiddet, kadın – erkek eşitsizliğinin hem nedeni hem de önemli bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’de 2002 yılında erkeklerdeki okuma – yazma oranı yüzde 95,3, kadınlarda ise yüzde 79,9 oranındaydı. 2017 yılında ise bu oran erkeklerde yüzde 98-9’a, kadınlarda yüzde 93,9’a çıkıyor” dedi.

‘KADINLARLA ERKEKLER ARASINDA CİDDİ UÇURUMLAR VAR’

Kurum Müdürü Uğur, açıklamasını sürdürerek “Genel anlamda istatistiklere bakıldığı zaman eğitim, sağlık, istihdam, siyaset ve pek çok alanda kadınlarla erkekler arasında ciddi uçurumlar olduğunu göstermektedir. Kadınları dezavantajlı durumda bırakan uygulamaların temelinde, kadın ve erkeğe yüklenen farklı kalıp roller ve toplumsal sorumluluklar yatmaktadır. Verilerde gördüğümüz ve gerçek yaşam pratiklerinde karşılaştığımız bu dezavantajlı konum, eşitsizlik ve ayrımcılığa neden olmaktadır. Eşitsizliğin ve ayrımcılığın sonuçları sadece kadınlar için değil, erkekler için de örseleyici olabilir. Bireyleri, aileleri, ülkenin bir bütün olarak insani gelişmesini etkiler. En ağır sonuçlarından biri, kadına yönelik şiddet ve buna bağlı ölümlerdir” dedi.

‘HER YIL 1,4 MİLYON İNSAN, ŞİDDET SEBEBİYLE HAYATINI KAYBEDİYOR’

Açıklamasına devam eden Kurum Müdürü Uğur, “Dünya Sağlık Örgütü, şiddeti şu şekilde tanımlıyor: İstemli bir şekilde, tehdit yoluyla ya da bizzat kişinin kendisine, bir diğer kişiye, bir gruba ya da topluma yönelik olarak yaralanma, ölüm, psikolojik zarar, gelişme bozukluğu veya gelişmede gerileme ile sonlanan ya da sonlanma olasılığı yüksek bir biçimde fiziksel güç ya da nüfuz kullanılmasıdır. Dünyada her yıl 1,4 milyon insanın şiddet nedeniyle hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir. Şiddet en çok kadınlara, çocuklara, yaşlılara, engellilere, göçmenlere, evsizlere ve mültecilere yönelmektedir. Dünyada en az her üç kadından biri, fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalmaktadır. Dünya çapında kadın cinayetlerinin yüzde 38’i, kadınların eşi ya da birlikte yaşadığı kişiler tarafından işlenmektedir. Şiddetin türleri de fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, cinsel şiddet ve ekonomik şiddet olarak söylenebilir. Bizim sizlerden talebimiz, olmasını elbette istemiyoruz ama olası bir şiddetle karşılaşıldığında kurumumuza haber verilmesi ve kurumumuzun 24 saat usulü ile çalıştığını mahalle halkına iletmenizdir” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yenigolcuk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.