Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
fin yapı
medar
EPA
Haber Girişi: 16.09.2021 - 16:34, Güncelleme: 16.09.2021 - 16:34

100. YILINDA DERGAH MECMUASI SEMPOZYUMU BAŞLADI

 

100. YILINDA DERGAH MECMUASI SEMPOZYUMU BAŞLADI

Gölcük Belediyesi 100. Yılında Dergah Mecmuası Sempozyumu, bugün Kazıklı Kervansaray Kültür Yapısı’nda başladı. Bugün başlayan sempozyum, yarın da gerçekleştirilecek oturumlarla devam edecek
Gölcük Belediyesi 100. Yılında Dergah Mecmuası Sempozyumu, bugün Kazıklı Kervansaray Kültür Yapısı’nda yapılan ilk oturum ile başladı. Sempozyuma AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, Kocaeli Vali Yardımcısı Ali Ada, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yaşar Çakmak, Kocaeli Üniversitesi Genel Sekreteri Mustafa Eren, Gölcük Kaymakamı Cengiz Karabulut, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necat Birinci, sempozyumda editörlük görevi yapan Kırklareli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Kurt, davetli akademisyenler, siyasi partilerin ilçe başkan ve yöneticileri, sivil toplum kuruluşları ve derneklerin başkan ve yöneticileri, kaymakamlık ve belediye daire müdürleri ve öğrenciler katılım gösterdi. ‘SEMPOZYUMLARIN KİTAP HALİNE GETİRİLMESİ ÖNEMLİ’ Sempozyumda ilk olarak bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı’mız okundu. Ardından protokol konuşmalarına geçildi ve ilk konuşmayı yapan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “Öncelikle sempozyumumuza hoş geldiniz. 2019 yılında Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı ve Servet-i Fünun Sempozyumu’nu düzenlemiştik. Akabinde 2020 yılında Sırat-ı Müstakim Sebilürreşad ve Mehmet Akif Sempozyumu’nu düzenledik. Servet-i Fünun, Ahmet İhsan Tokgöz’ün genel yayın yönetmenliğini yaptığı dönemde özellikle Değirmendere’den bir dönem yönetilmesi hasebiyle önemliydi. Sırat-ı Müstakim Sebilürreşad, Mehmet Akif’in eserlerinin önemli kısmını telif ettiği ve özellikle Mehmet Akif Yılı olarak geçtiğimiz yılın kabul edilmesi nedeniyle sempozyum açısından önemliydi. Bu sene düzenlemiş olduğumuz 100. Yılında Dergah Mecmuası Sempozyumu’nun da Dergah’ın 100. Yılı olması sebebiyle özellikle seçildiğini belirtmek istiyorum. Akademisyenlerimizin yapılan sempozyumlarla alakalı çalışmaların kitap haline getirilmesinin öneminden bahsetmişlerdi. Yapılan çalışmaların kitap haline getirilmesi, akademi ve bilim dünyasının hizmetine sunulması çok önemli” dedi. ‘İŞBİRLİĞİNİN SOMUT MEYVELERİNİ GÖRÜYORUZ’ Sezer, “Bu itibarla Servet-i Fünun, kitap haline getirildi. Aynı sene, 258. sayının tıpkı basımı yapıldı. Sırat-ı Müstakim Sebilürreşad Dergisi’ni de kitap haline getirdik. Yerel yönetimlerle üniversiteler arasında yapılacak olan işbirliğinin somut meyvelerini görmüş bulunuyoruz. Aslında bundan sonraki gelecek kuşaklar açısından şu an yapılan çalışmaların önemi, zaman içerisinde daha fazla anlaşılacaktır diye düşünüyorum. IMASCON Uluslararası Fen Bilimleri ve Uluslararası Sosyal Bilimler Kongreleri düzenlendi. Bunlarla ilgili olarak hazırlanan kitaplar da şu an baskıda. İnşallah devam eden sempozyumlarımız sırasında bunları da yine akademisyenlerimizin istifadesine sunacağız. Dergah Mecmuası, istiklal mücadelemizin en önemli destekçilerindendir. Cumhuriyet döneminin fikir dünyasının önemli isimlerinin bir araya geldiği ve düşünce yapısının oluşmasında önemli bir yer. Dergiye dergah isminin seçilmesinin sebebi şu: Anadolu’da Türk Müslüman kültürünün oluşmasında Ahmet Yesevi’nin çok büyük önemi var. Bu nedenle Dergah adının seçilmesine karar veriliyor” dedi. ‘170 SANATÇI BUNA EMEK VERDİ’ Başkan Sezer, “Bunların dışında, Gölcük’te Osmanlı döneminden kalma, Örcün köyünde bulunan hamam restore edildi. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’müzün de teşviki ile hamamın sosyal hayata girmesi düşüncesi ile binayı hat müzesi şeklinde tanzim ettik. 170 sanatçı buna emek verdi ve şu an bu hamam yeniden ihya edildi, halen hüsn-i Hat müzesi olarak faaliyetine devam ediyor. Yukarı Değirmendere’deki tarihi hamamın restorasyonu devam ediyor. Halıdere’deki tarihi hamamın kamulaştırmasını yaptık. Kültür varlığı olarak tescil edildi. Arkeolojik çalışması yapıldı. Ulaşlı’da benzeri bir yapımız var. Yazlık Ilıca’da bulunan ve Roma döneminden kalan eserlerin de arkeolojik çalışmalarını tamamladık. UNESCO işbirliği ile düzenlemiş olduğumuz ve GFSD işbirliğinde, 10 sene boyunca somut olmayan kültürel miras fotoğraf yarışması düzenledik. Şu an Gölcük Belediyesi, bu konuda Türkiye’deki en büyük arşive sahiptir. Nasip olursa 10 yıl boyunca yapılan çalışmaları da kitap haline getirmeyi hedefliyoruz. Düzenlemiş olduğumuz kongrelere çok büyük destek veren Doç. Dr. Ali Kurt hocama çok teşekkür ediyorum. Tüm düzenlemelerde gayret sarf etti. Sayın Valimize, tüm kültürel faaliyetlere verdiği destekten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz Yaşar Çakmak beyefendiye, Kocaeli Üniversitesi Genel Sekreteri Mustafa Eren beyefendiye teşekkür ediyorum. Sempozyumumuzun hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi. ‘GÖLCÜKLÜLER AÇISINDAN OLDUKÇA KIYMETLİ’ Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yaşar Çakmak, “Gölcük’te yoğun bir kültürün, tarihin, estetiğin, zarafetin konuşulduğu bu programda sizlerle beraber olmaktan mutluluk duyuyorum. Burada yapılan sempozyuma Türkiye’nin dört bir yanından kıymetli akademisyenlerimiz katılıyor. Hocalarımızla yüz yüze tanışmak, onların ellerini sıkmak, onlardan ders almak, bunu Gölcük’te gerçekleştirmek, Gölcüklüler açısından oldukça kıymetli. Her bir büyük toplantı ciltlenerek kitap haline getirilmiş. İnsanımıza ışık tutacak konuma gelmiş. Başta Gölcük Belediye Başkanımız olmak üzere her kademeden, özellikle üniversitelerden hocalarımıza teşekkür ediyorum. Şehrimizin her bakımdan, kültürle, sanatla, tarihle, sporla haşır neşir olmasını diliyorum. Akıp geçen çağdaş yaşamda soluklanıp nefes almak gerekiyor. Bu toplantılarda emeği geçen herkese, tüm katılımcılara yürekten teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum” dedi. ‘GEÇMİŞİMİZİ İYİ İDRAK ETMEMİZ GEREKİYOR’ AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, “Bu anlamı sempozyumu kısa cümlelerle anlatmak kafi gelmeyecek. Aslında ne kadar az şey bildiğimizi sempozyumlarla anlıyorum. Yakın tarihimizden bile derinlemesine bilgilerimizin olmadığı, yüzeysel bilgilerle hayatımızı tamamlamaya çalıştığımız bir süreç yaşıyoruz. İstiklal mücadelesi verilirken nasıl bir savaş yapıldı, nasıl bir ruhla başarıldı, kendimi öne koyarak söylüyorum, tam olarak bilmediğimizi düşünüyorum. Çok önemli bir dönemden geçiyoruz. 100. yıllar yaşıyoruz. Önümüzdeki 100 yıllar için yeni ideallerimizi yine bir ve beraber olarak yapacağız. Geçmişini bilmeyen geleceğini inşa edemez. Bunu tam anlamıyla bilmekle yapabiliriz. Tarih tekerrürden ibarettir. Eğer tarihi anlamazsak, onun incelikleri ile kafa yormazsak tarih tekerrürden ibaret olur. O yüzden geçmişimizi iyi idrak etmemiz gerekiyor. Yapay hedeflere koşan bir süreçteyiz. Tüm dünya aslında bu zehirli yaşamın içinde debeleniyor. Mutluluğu dünyevi şeyler içerisinde aramamız, bizleri o sarmalın içerisine sokuyor” dedi. ‘KOCAELİ ÇOK BÜYÜK BİR ZENGİNLİK’ Katırcıoğlu, “Toplumsal meseleler, başka boyutlarda önümüze çıkıyor. Edebiyat, sanat ve tarihi bilmek, inancımızı idrak edebilmemiz için geçmişimizi çok iyi bilmemiz lazım. Bizler bugüne geldik. Tüm emeğimiz ve gücümüzle ülkemiz için bir şeyler yapmaya gayret ettik. Önümüzdeki süreçlerde başta insanlık için, kendimiz için bilmeliyiz, idrak etmeliyiz. Belediye başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Bizi kültür ve sanatla buluşturdu. Şehrimizin zenginliklerini bizlere yeniden hatırlattı. Kocaeli deyince herkesin aklına sanayi ve ticaret geliyor. Kocaeli çok büyük bir zenginlik. Doğası, tarımı, kültürü, eski tarihi ile çok önemli, saklı bir cevher. Son 20 yıldır hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız, yerel yönetimler ve akademisyenlerin işbirliğinde cevherlerimiz ortaya çıkıyor. Herkesin bir sanatla ilgilenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sempozyumlara katkı sunan herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. ‘DİLİ, KENDİ YAZILDIĞI ŞEKLİYLE GENÇLERİMİZE ANLATACAĞIZ’ Protokol konuşmaların ardından sempozyumun ilk oturumunu yapan İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necat Birinci, “Bugün Gölcük Belediye Başkanlığı’nın isabetli bir kararla düzenlediği, 1921 yılında çıkan Dergah mecmuasının analitik incelenmesi sempozyumunda bir arada olacağız. Bendenizin konuşması, Dergah Mecmuası üzerinde olmayacak. Ama Dergah’ın da içinde yer aldığı 1919 – 1923 arasında milli mücadeleyi anlatmak istiyorum. Bunu anlatabilmek için bütün Türkiye’nin gençlerine hitap etmek lazım. Bendeniz, o aradaki dergi ve gazeteler üzerinden size Dergah’ın da içerisinde yer aldığı bir atmosferi yaşatmaya çalışacağım. Dili, kendi yazıldığı şekliyle gençlerimize anlatacağız. 15 Mayıs 1919’da Yunan ordusunun İzmir’e çıkışı ile başlayan ve aralıksız 3,5 yıl süren milli mücadele sırasında daha önceki dönem edebiyatının ana özelliklerinden ayrı, milletçe girişilen mücadeleyi anlatan, savaşın alevi karşısında yazılmış eserler var. Ateşin karşısında yazılmış, milletin giydiği ateşten gömleğin yakıcılığını her haliyle geniş halk kitlelerine duyurmaya çalışan bir edebiyat meydana gelmiştir. Edebiyat tarihimizde buna milli mücadele edebiyatı diyoruz. Bu devrede eser veren şair ve yazarlar, vatanın düşman çizmesi altına düştüğünü görmüş, bu ızdırabı derinden yaşamış, Büyük Millet Meclisi ordularının ilk küçük başarıları ile ümide kapılmış, zaferleri ile büyük sevinç duymuş, bu duygularını yüzlerce şiir, deneme ve hikayelerine yansıtmıştır” dedi. ‘DERGİLER, HÜR DÜŞÜNCENİN KALELERİDİR’ Birinci, “Toplumun, en azından aydın çevrelerin ortak duygular etrafında toplanmasını sağlayan en önemli yayın organlarının başında dergiler gelir. Dergiler, hür düşüncenin kaleleridir. Dergiler belli bir görüş de verebilirler. Halkın yaşattığı, hür düşüncedir ve hür dergilerdir. Dönemin şair ve yazarları milli mücadele etrafında oluşan duygu ve düşüncelerini dile getirdikleri eserlerini bu dergilerde yayınlamıştır. Dergah bir ihtiyaca cevap veriyor. İttihat ve Terakki ile gelen bir anlayışı ruhiyatçı bir anlayışla dengelemeye çalışıyor. DergahMecmuası’nın edebiyat tarihinde büyük bir yeri var” dedi. Sözlerinin devamında milli mücadele dönemini anlatan Prof. Dr. Necat Birinci’ye konuşmasının ardından Kocaeli Vali Yardımcısı Ali Ada tarafından bir plaket takdim edildi. Sonrasında Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Doç. Dr. Ali Kurt’a bir plaket sundu. Plaketlerin verilmesinin ardından programın açılış oturumu sona erdi.
Gölcük Belediyesi 100. Yılında Dergah Mecmuası Sempozyumu, bugün Kazıklı Kervansaray Kültür Yapısı’nda başladı. Bugün başlayan sempozyum, yarın da gerçekleştirilecek oturumlarla devam edecek

Gölcük Belediyesi 100. Yılında Dergah Mecmuası Sempozyumu, bugün Kazıklı Kervansaray Kültür Yapısı’nda yapılan ilk oturum ile başladı. Sempozyuma AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, Kocaeli Vali Yardımcısı Ali Ada, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yaşar Çakmak, Kocaeli Üniversitesi Genel Sekreteri Mustafa Eren, Gölcük Kaymakamı Cengiz Karabulut, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necat Birinci, sempozyumda editörlük görevi yapan Kırklareli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Kurt, davetli akademisyenler, siyasi partilerin ilçe başkan ve yöneticileri, sivil toplum kuruluşları ve derneklerin başkan ve yöneticileri, kaymakamlık ve belediye daire müdürleri ve öğrenciler katılım gösterdi.
‘SEMPOZYUMLARIN KİTAP HALİNE GETİRİLMESİ ÖNEMLİ’
Sempozyumda ilk olarak bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı’mız okundu. Ardından protokol konuşmalarına geçildi ve ilk konuşmayı yapan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “Öncelikle sempozyumumuza hoş geldiniz. 2019 yılında Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı ve Servet-i Fünun Sempozyumu’nu düzenlemiştik. Akabinde 2020 yılında Sırat-ı Müstakim Sebilürreşad ve Mehmet Akif Sempozyumu’nu düzenledik. Servet-i Fünun, Ahmet İhsan Tokgöz’ün genel yayın yönetmenliğini yaptığı dönemde özellikle Değirmendere’den bir dönem yönetilmesi hasebiyle önemliydi. Sırat-ı Müstakim Sebilürreşad, Mehmet Akif’in eserlerinin önemli kısmını telif ettiği ve özellikle Mehmet Akif Yılı olarak geçtiğimiz yılın kabul edilmesi nedeniyle sempozyum açısından önemliydi. Bu sene düzenlemiş olduğumuz 100. Yılında Dergah Mecmuası Sempozyumu’nun da Dergah’ın 100. Yılı olması sebebiyle özellikle seçildiğini belirtmek istiyorum. Akademisyenlerimizin yapılan sempozyumlarla alakalı çalışmaların kitap haline getirilmesinin öneminden bahsetmişlerdi. Yapılan çalışmaların kitap haline getirilmesi, akademi ve bilim dünyasının hizmetine sunulması çok önemli” dedi.
‘İŞBİRLİĞİNİN SOMUT MEYVELERİNİ GÖRÜYORUZ’
Sezer, “Bu itibarla Servet-i Fünun, kitap haline getirildi. Aynı sene, 258. sayının tıpkı basımı yapıldı. Sırat-ı Müstakim Sebilürreşad Dergisi’ni de kitap haline getirdik. Yerel yönetimlerle üniversiteler arasında yapılacak olan işbirliğinin somut meyvelerini görmüş bulunuyoruz. Aslında bundan sonraki gelecek kuşaklar açısından şu an yapılan çalışmaların önemi, zaman içerisinde daha fazla anlaşılacaktır diye düşünüyorum. IMASCON Uluslararası Fen Bilimleri ve Uluslararası Sosyal Bilimler Kongreleri düzenlendi. Bunlarla ilgili olarak hazırlanan kitaplar da şu an baskıda. İnşallah devam eden sempozyumlarımız sırasında bunları da yine akademisyenlerimizin istifadesine sunacağız. Dergah Mecmuası, istiklal mücadelemizin en önemli destekçilerindendir. Cumhuriyet döneminin fikir dünyasının önemli isimlerinin bir araya geldiği ve düşünce yapısının oluşmasında önemli bir yer. Dergiye dergah isminin seçilmesinin sebebi şu: Anadolu’da Türk Müslüman kültürünün oluşmasında Ahmet Yesevi’nin çok büyük önemi var. Bu nedenle Dergah adının seçilmesine karar veriliyor” dedi.
‘170 SANATÇI BUNA EMEK VERDİ’
Başkan Sezer, “Bunların dışında, Gölcük’te Osmanlı döneminden kalma, Örcün köyünde bulunan hamam restore edildi. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’müzün de teşviki ile hamamın sosyal hayata girmesi düşüncesi ile binayı hat müzesi şeklinde tanzim ettik. 170 sanatçı buna emek verdi ve şu an bu hamam yeniden ihya edildi, halen hüsn-i Hat müzesi olarak faaliyetine devam ediyor. Yukarı Değirmendere’deki tarihi hamamın restorasyonu devam ediyor. Halıdere’deki tarihi hamamın kamulaştırmasını yaptık. Kültür varlığı olarak tescil edildi. Arkeolojik çalışması yapıldı. Ulaşlı’da benzeri bir yapımız var. Yazlık Ilıca’da bulunan ve Roma döneminden kalan eserlerin de arkeolojik çalışmalarını tamamladık. UNESCO işbirliği ile düzenlemiş olduğumuz ve GFSD işbirliğinde, 10 sene boyunca somut olmayan kültürel miras fotoğraf yarışması düzenledik. Şu an Gölcük Belediyesi, bu konuda Türkiye’deki en büyük arşive sahiptir. Nasip olursa 10 yıl boyunca yapılan çalışmaları da kitap haline getirmeyi hedefliyoruz. Düzenlemiş olduğumuz kongrelere çok büyük destek veren Doç. Dr. Ali Kurt hocama çok teşekkür ediyorum. Tüm düzenlemelerde gayret sarf etti. Sayın Valimize, tüm kültürel faaliyetlere verdiği destekten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz Yaşar Çakmak beyefendiye, Kocaeli Üniversitesi Genel Sekreteri Mustafa Eren beyefendiye teşekkür ediyorum. Sempozyumumuzun hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
‘GÖLCÜKLÜLER AÇISINDAN OLDUKÇA KIYMETLİ’
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yaşar Çakmak, “Gölcük’te yoğun bir kültürün, tarihin, estetiğin, zarafetin konuşulduğu bu programda sizlerle beraber olmaktan mutluluk duyuyorum. Burada yapılan sempozyuma Türkiye’nin dört bir yanından kıymetli akademisyenlerimiz katılıyor. Hocalarımızla yüz yüze tanışmak, onların ellerini sıkmak, onlardan ders almak, bunu Gölcük’te gerçekleştirmek, Gölcüklüler açısından oldukça kıymetli. Her bir büyük toplantı ciltlenerek kitap haline getirilmiş. İnsanımıza ışık tutacak konuma gelmiş. Başta Gölcük Belediye Başkanımız olmak üzere her kademeden, özellikle üniversitelerden hocalarımıza teşekkür ediyorum. Şehrimizin her bakımdan, kültürle, sanatla, tarihle, sporla haşır neşir olmasını diliyorum. Akıp geçen çağdaş yaşamda soluklanıp nefes almak gerekiyor. Bu toplantılarda emeği geçen herkese, tüm katılımcılara yürekten teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum” dedi.
‘GEÇMİŞİMİZİ İYİ İDRAK ETMEMİZ GEREKİYOR’
AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, “Bu anlamı sempozyumu kısa cümlelerle anlatmak kafi gelmeyecek. Aslında ne kadar az şey bildiğimizi sempozyumlarla anlıyorum. Yakın tarihimizden bile derinlemesine bilgilerimizin olmadığı, yüzeysel bilgilerle hayatımızı tamamlamaya çalıştığımız bir süreç yaşıyoruz. İstiklal mücadelesi verilirken nasıl bir savaş yapıldı, nasıl bir ruhla başarıldı, kendimi öne koyarak söylüyorum, tam olarak bilmediğimizi düşünüyorum. Çok önemli bir dönemden geçiyoruz. 100. yıllar yaşıyoruz. Önümüzdeki 100 yıllar için yeni ideallerimizi yine bir ve beraber olarak yapacağız. Geçmişini bilmeyen geleceğini inşa edemez. Bunu tam anlamıyla bilmekle yapabiliriz. Tarih tekerrürden ibarettir. Eğer tarihi anlamazsak, onun incelikleri ile kafa yormazsak tarih tekerrürden ibaret olur. O yüzden geçmişimizi iyi idrak etmemiz gerekiyor. Yapay hedeflere koşan bir süreçteyiz. Tüm dünya aslında bu zehirli yaşamın içinde debeleniyor. Mutluluğu dünyevi şeyler içerisinde aramamız, bizleri o sarmalın içerisine sokuyor” dedi.
‘KOCAELİ ÇOK BÜYÜK BİR ZENGİNLİK’
Katırcıoğlu, “Toplumsal meseleler, başka boyutlarda önümüze çıkıyor. Edebiyat, sanat ve tarihi bilmek, inancımızı idrak edebilmemiz için geçmişimizi çok iyi bilmemiz lazım. Bizler bugüne geldik. Tüm emeğimiz ve gücümüzle ülkemiz için bir şeyler yapmaya gayret ettik. Önümüzdeki süreçlerde başta insanlık için, kendimiz için bilmeliyiz, idrak etmeliyiz. Belediye başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Bizi kültür ve sanatla buluşturdu. Şehrimizin zenginliklerini bizlere yeniden hatırlattı. Kocaeli deyince herkesin aklına sanayi ve ticaret geliyor. Kocaeli çok büyük bir zenginlik. Doğası, tarımı, kültürü, eski tarihi ile çok önemli, saklı bir cevher. Son 20 yıldır hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız, yerel yönetimler ve akademisyenlerin işbirliğinde cevherlerimiz ortaya çıkıyor. Herkesin bir sanatla ilgilenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sempozyumlara katkı sunan herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
‘DİLİ, KENDİ YAZILDIĞI ŞEKLİYLE GENÇLERİMİZE ANLATACAĞIZ’
Protokol konuşmaların ardından sempozyumun ilk oturumunu yapan İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necat Birinci, “Bugün Gölcük Belediye Başkanlığı’nın isabetli bir kararla düzenlediği, 1921 yılında çıkan Dergah mecmuasının analitik incelenmesi sempozyumunda bir arada olacağız. Bendenizin konuşması, Dergah Mecmuası üzerinde olmayacak. Ama Dergah’ın da içinde yer aldığı 1919 – 1923 arasında milli mücadeleyi anlatmak istiyorum. Bunu anlatabilmek için bütün Türkiye’nin gençlerine hitap etmek lazım. Bendeniz, o aradaki dergi ve gazeteler üzerinden size Dergah’ın da içerisinde yer aldığı bir atmosferi yaşatmaya çalışacağım. Dili, kendi yazıldığı şekliyle gençlerimize anlatacağız. 15 Mayıs 1919’da Yunan ordusunun İzmir’e çıkışı ile başlayan ve aralıksız 3,5 yıl süren milli mücadele sırasında daha önceki dönem edebiyatının ana özelliklerinden ayrı, milletçe girişilen mücadeleyi anlatan, savaşın alevi karşısında yazılmış eserler var. Ateşin karşısında yazılmış, milletin giydiği ateşten gömleğin yakıcılığını her haliyle geniş halk kitlelerine duyurmaya çalışan bir edebiyat meydana gelmiştir. Edebiyat tarihimizde buna milli mücadele edebiyatı diyoruz. Bu devrede eser veren şair ve yazarlar, vatanın düşman çizmesi altına düştüğünü görmüş, bu ızdırabı derinden yaşamış, Büyük Millet Meclisi ordularının ilk küçük başarıları ile ümide kapılmış, zaferleri ile büyük sevinç duymuş, bu duygularını yüzlerce şiir, deneme ve hikayelerine yansıtmıştır” dedi.
‘DERGİLER, HÜR DÜŞÜNCENİN KALELERİDİR’
Birinci, “Toplumun, en azından aydın çevrelerin ortak duygular etrafında toplanmasını sağlayan en önemli yayın organlarının başında dergiler gelir. Dergiler, hür düşüncenin kaleleridir. Dergiler belli bir görüş de verebilirler. Halkın yaşattığı, hür düşüncedir ve hür dergilerdir. Dönemin şair ve yazarları milli mücadele etrafında oluşan duygu ve düşüncelerini dile getirdikleri eserlerini bu dergilerde yayınlamıştır. Dergah bir ihtiyaca cevap veriyor. İttihat ve Terakki ile gelen bir anlayışı ruhiyatçı bir anlayışla dengelemeye çalışıyor. DergahMecmuası’nın edebiyat tarihinde büyük bir yeri var” dedi. Sözlerinin devamında milli mücadele dönemini anlatan Prof. Dr. Necat Birinci’ye konuşmasının ardından Kocaeli Vali Yardımcısı Ali Ada tarafından bir plaket takdim edildi. Sonrasında Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Doç. Dr. Ali Kurt’a bir plaket sundu. Plaketlerin verilmesinin ardından programın açılış oturumu sona erdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yenigolcuk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.