TEMİZ OLMAYAN DENİZE GİRMEYİN

Sağlık 12.06.2019 - 17:55, Güncelleme: 31.05.2021 - 18:16
 

TEMİZ OLMAYAN DENİZE GİRMEYİN

SbÜ Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Meryem Köksal Cengiz, hastalığın nedenlerine ve tiplerine bağlı olarak değiştiğini söyleyerek tedavinin buna bağlı olarak doğru şekilde yapılması gerektiğini söyleyerek açıklamalarda bulundu.

Halk arasında kızarık göz olarak bilinen ve hijyen kurallarına uyulmadığında çok çabuk yayılabilen bir hastalık olan “Konjonktivit” tedavi edilmediğinde ciddi sorunlara yol açıyor. SBÜ Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Meryem Köksal Cengiz, hastalığın nedenlerine ve tiplerine bağlı olarak değiştiğini söyleyerek tedavinin buna bağlı olarak doğru şekilde yapılması gerektiğini söyleyerek açıklamalarda bulundu. Doğru Teşhis ve Tedavi Önemli Konjonktivitin akut ve kronik olarak sınıflandırıldığını belirten Cengiz “Akut konjonktivitler 3 haftadan kısa ve genellikle 7-8 gün sürer. Kronik konjonktivitler ise 3 haftadan uzun sürer ve beraberinde kronik rahatsızlıklar da mevcuttur. Hastalığın değerlendirilmesinde hastanın yaşı, aile öyküsü, çevresel faktörler, kaşıntı ve hastanın maruz kaldığı durumların sorgulanması gibi yaklaşımlar doğru teşhis ve tedavide önem taşımaktadır” dedi. Çocuklarda Çok Sık Karşılaşılıyor Hastanın gözünde kaşıntı olmasının alerjik konjonktiviti, sabah uykudan kalktığında çapaklanma ve yapışma olmasının ise bakteriyel konjonktiviti düşündürdüğünü belirten Cengiz “En sık karşılaşılan ve çocuklarda da sıklıkla görülen bakteriyel konjonktivit; genellikle kalın, sarımsı ve yeşil renkte akıntı, göz kapağında kolaylıkla fark edilebilen şişlik, hassasiyet, gözde belirgin kızarıklık, çapaklanma, bazen göz yaşarması, ışığa karşı hassasiyet, kulak çevresinde lenfadenopati ve ağrı gibi belirtiler ile kendini gösterir” dedi. Güneş Gözlüğü ve Şapka Kullanın Gözlerde kaşınma, yanma ve batma hissi, çapaklanma, kanlanma, sulanma, ışığa ve güneşe karşı hassasiyet, görme bozukluğu ve ağrı gibi şikayetlerinin genelde  alerjik konjonktivit belirtileri olduğunu ifade eden Cengiz “Alerjik konjonktivit; alerjiye neden olan etken ile temas sonucu şikayetlere sebep olur. Alerjik konjontivit ile birlikte burun akıntısı, kaşıntı, tıkanıklık ve alerjik rinit görülebilir. Geç çocukluk döneminde ve genç erişkinlerde daha sık görülür. Polenlerden ve güneş ışığından korunmak için güneş gözlüğü ve şapka kullanmak büyük oranda hastalıktan korunma sağlar” dedi. Temiz Olmayan Deniz ve Havuzlara Girmeyin Konjonktivitin yeteri kadar temiz olmayan havuz ve denizlerden de bulaşabildiğini aktaran Op. Dr. Meryem Köksal Cengiz  “Bu nedenle hijyenik olmayan sulara girmememiz gerekiyor. Doğru korunma yöntemlerini uygulayarak hastalıktan korunmak mümkün. Bunları sıralayacak olursak; eller sık sık yıkanmalı, başkalarının kullandığı özel eşyalar kullanılmamalı, ortak kullanılan toplu taşıma araçlarına binenler ellerini yıkamadan mümkün olduğunca gözlerine dokunmamalı, lens kullananlar lenslerinin hijyenine dikkat etmeli ve lens solüsyonları sık sık değiştirilmeli, bilgisayar ekranlarına gereksiz yere bakılmamalı ve bilgisayar başında çalışanlar göz kuruluğu olmaması için sık sık göz kırpma egzersizleri yapmalı ve monitör göz hizasında olmalı, tozlu ortamlarda çalışanlar gözlük vb malzemeler kullanmalı ve gözler ovuşturulmamalıdır. Alınacak bu tarz basit önlemler sayesinde hastalığa yakalanma riskini minimale indirebiliriz. Bu tarz benzer şikâyetleri olan kişilerin vakit kaybetmeden hekime başvurması hastalığın yayılmaması ve tedavisi açısından büyük önem taşıyor” dedi. 
SbÜ Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Meryem Köksal Cengiz, hastalığın nedenlerine ve tiplerine bağlı olarak değiştiğini söyleyerek tedavinin buna bağlı olarak doğru şekilde yapılması gerektiğini söyleyerek açıklamalarda bulundu.

Halk arasında kızarık göz olarak bilinen ve hijyen kurallarına uyulmadığında çok çabuk yayılabilen bir hastalık olan “Konjonktivit” tedavi edilmediğinde ciddi sorunlara yol açıyor.

SBÜ Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Meryem Köksal Cengiz, hastalığın nedenlerine ve tiplerine bağlı olarak değiştiğini söyleyerek tedavinin buna bağlı olarak doğru şekilde yapılması gerektiğini söyleyerek açıklamalarda bulundu.

Doğru Teşhis ve Tedavi Önemli
Konjonktivitin akut ve kronik olarak sınıflandırıldığını belirten Cengiz “Akut konjonktivitler 3 haftadan kısa ve genellikle 7-8 gün sürer. Kronik konjonktivitler ise 3 haftadan uzun sürer ve beraberinde kronik rahatsızlıklar da mevcuttur. Hastalığın değerlendirilmesinde hastanın yaşı, aile öyküsü, çevresel faktörler, kaşıntı ve hastanın maruz kaldığı durumların sorgulanması gibi yaklaşımlar doğru teşhis ve tedavide önem taşımaktadır” dedi.

Çocuklarda Çok Sık Karşılaşılıyor
Hastanın gözünde kaşıntı olmasının alerjik konjonktiviti, sabah uykudan kalktığında çapaklanma ve yapışma olmasının ise bakteriyel konjonktiviti düşündürdüğünü belirten Cengiz “En sık karşılaşılan ve çocuklarda da sıklıkla görülen bakteriyel konjonktivit; genellikle kalın, sarımsı ve yeşil renkte akıntı, göz kapağında kolaylıkla fark edilebilen şişlik, hassasiyet, gözde belirgin kızarıklık, çapaklanma, bazen göz yaşarması, ışığa karşı hassasiyet, kulak çevresinde lenfadenopati ve ağrı gibi belirtiler ile kendini gösterir” dedi.

Güneş Gözlüğü ve Şapka Kullanın
Gözlerde kaşınma, yanma ve batma hissi, çapaklanma, kanlanma, sulanma, ışığa ve güneşe karşı hassasiyet, görme bozukluğu ve ağrı gibi şikayetlerinin genelde  alerjik konjonktivit belirtileri olduğunu ifade eden Cengiz “Alerjik konjonktivit; alerjiye neden olan etken ile temas sonucu şikayetlere sebep olur. Alerjik konjontivit ile birlikte burun akıntısı, kaşıntı, tıkanıklık ve alerjik rinit görülebilir. Geç çocukluk döneminde ve genç erişkinlerde daha sık görülür. Polenlerden ve güneş ışığından korunmak için güneş gözlüğü ve şapka kullanmak büyük oranda hastalıktan korunma sağlar” dedi.

Temiz Olmayan Deniz ve Havuzlara Girmeyin
Konjonktivitin yeteri kadar temiz olmayan havuz ve denizlerden de bulaşabildiğini aktaran Op. Dr. Meryem Köksal Cengiz  “Bu nedenle hijyenik olmayan sulara girmememiz gerekiyor. Doğru korunma yöntemlerini uygulayarak hastalıktan korunmak mümkün. Bunları sıralayacak olursak; eller sık sık yıkanmalı, başkalarının kullandığı özel eşyalar kullanılmamalı, ortak kullanılan toplu taşıma araçlarına binenler ellerini yıkamadan mümkün olduğunca gözlerine dokunmamalı, lens kullananlar lenslerinin hijyenine dikkat etmeli ve lens solüsyonları sık sık değiştirilmeli, bilgisayar ekranlarına gereksiz yere bakılmamalı ve bilgisayar başında çalışanlar göz kuruluğu olmaması için sık sık göz kırpma egzersizleri yapmalı ve monitör göz hizasında olmalı, tozlu ortamlarda çalışanlar gözlük vb malzemeler kullanmalı ve gözler ovuşturulmamalıdır. Alınacak bu tarz basit önlemler sayesinde hastalığa yakalanma riskini minimale indirebiliriz. Bu tarz benzer şikâyetleri olan kişilerin vakit kaybetmeden hekime başvurması hastalığın yayılmaması ve tedavisi açısından büyük önem taşıyor” dedi. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yenigolcuk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.